Peki ne yapmamı istiyorsun, Benimle gel, Bizim evimize gel, Ya onlar, Senin için geçerli olan onlar için de geçerli ama senin gelmeni hepsinden çok istiyorum, Neden, Ben de kendime soruyorum neden diye, belki gitgide benim kardeşim gibi olduğun içindir, belki de kocam seninle yattığı için, Affet beni, Affedilmeyi gerektiren bir suç değil bu, Kanını emeceğiz senin, parazitler gibi olacağız, Gözlerimiz görürken de parazitler eksik olmazdı ve kana gelince, bir işe yaraması gerekiyor zaten, kendisini taşıyan bedeni ayakta tutmanın dışında yani, haydi şimdi uyuyalım, yarın başka bir hayattır.
...ama doğrusunu söylemek gerekirse bu durumda nefret yoktu ki yaşlanmış olsun, bir arabanın çalınmış olmasının onu çalanın ölmüş olmasının yanında ne önemi olabilir, hele de ölünün içinde bulunduğu o içler acısı durumda, sonuçta o suratta ne ağız ne burun kaldığını bilmek için göze gerek yoktu.
Çiçekleri toplamak istedi ama kırık camları düşünemedi, incecik uzun bir cam kıymığı parmağına girdi ve adam akşam çökerken artık kararmaya başlamış bir evin ortasında, acı ve terk edilmişlik duygusuyla, beyaz bir körlük içinde, çocuk gibi gözyaşlarına boğuldu.
"Ne oluyor burada?" diye bağırdı. "Tanrı aşkına, ne yapıyorsun?!" Sürünmeye devam ettim ama omzumun üzerinden dönüp ona baktım.
"Nihayet çıkabildim," dedim, "sana ve Jane'e rağmen! Ayrıca duvar kağıdının neredeyse hepsini söktüm, beni geri sokamazsın içine!"
Ne diye bayıldı ki bu adam şimdi? Ne yapalım, bayıldı işte, hem de duvarın hemen önüne, yolumun üzerine! Her geçişimde üzerinden sürünmek zorunda kaldım!