İbrahim Durna

İbrahim Durna
Cenge Giderken
Ben bir Türk’üm; dinim, cinsim uludur; Sinem, özüm ateş ile doludur. İnsan olan vatanının kuludur. Türk evladı evde durmaz giderim. Muhammed’in kitabını kaldırtmam; Osmancık’ın bayrağını aldırtmam; Düşmanımı vatanıma saldırtmam. Tanrı evi viran olmaz, giderim. Bu topraklar ecdadımın ocağı; Evim, köyüm hep bu yerin bucağı; İşte vatan, işte Tanrı kucağı. Ata yurdun, evlat bozmaz, giderim. Tanrım şahit, duracağım sözümde; Milletimin sevgileri özümde; Vatanımdan başka şey yok gözümde. Yâr yatağın düşman almaz, giderim. Ak gömlekle gözyaşımı silerim; Kara taşla bıçağımı bilerim; Vatanım için yücelikler dilerim. Bu dünyada kimse kalmaz, giderim. Mehmet Emin Yurdakul
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
kendime not
Halide Edip Adıvar Sinekli Bakkal Kitabı Sayfa 207. Kızımın İlk Saç Teli orada ❤️❤️
Haftada ortalama 450-500 sayfa okuyan ben 15 günde ancak 250 sayfa okuyabildim. Kitabın sonunu henüz bilmiyorum ama şu anda kadar ki düşüncem “bilinç akışı tekniği” bana göre değil. Kitap gitmiyorrrr Yüzyıllık Yalnızlık
Düşünce
Okuduğunuz Kitabın Yayını Neden Önemlidir?
Kitaplığımda Charles Dickens - Büyük Umutlar Kitabından 2 adet olduğunu farkettim ve incelemek istedim. İki farklı yayında hikayenin son paragrafı hem çeviri olarak hem de anlam olarak birbirine tamamen zıt bitirilmiş. Birinci yayın Venedik Yayınları ve Çevirisi Buket Yılmaz’a ait. (2020 Basım) “Elini tuttum, beraberce o harabeye dönmüş yerden çıktık. Çok eskiden, demirhaneden ilk çıktığımda sabah kalkan sisler gibi bu akşam vakti yine sisler kalkıyordu ve lambaların aydınlattığı o büyük ve sessiz alanda ondan ayrılacağıma dair bir iz görünüyordu her yerde…” İkinci kitap ise Dorlion Yayınları ve çevirisi Göksu Birol’e ait. (Nisan 2019 Basım) “Estella ayrılmaktan söz etmişti ama, ortalığı saran durgun ışığa bundan sonra hiçbir ayrılık gölgesinin düşmeyeceğini ben biliyordum. “ Birisi ayrılıktan bahsederek kitabı bitirirken öbürü ise ayrılığın olmayacağını belirterek bitiriyor kitabı. Tabi ki kelime seçimleri ve cümle yapıları vs. farklı olabilir ama burada hem anlam hem de hikaye tamamen zıt bir şekilde bitiyor. Kitabın orjinalinde ise bitiş şöyle: I took her hand in mine, and we went out of the ruined place; and, as the morning mists had risen long ago when I first left the forge, so the evening mists were rising now, and in all the broad expanse of tranquil light they showed to me, I saw no shadow of another parting from her. Kısaca son cümleyi çevireyim: Bundan sonra ondan bir daha ayrılmayacağımın gölgesini görüyordum. Burada Venedik Yayınları hatalı çevirmiş gibi görünüyor. Son cümlesinde “görünüyordu” yerine “görünmüyordu” yazacaklardı da yazım yanlışı mı oldu diye düşündüm.(Öyleyse bile bence büyük sorun) Ancak böyle bir durumda “görünmüyordu hiçbir yerde” olması gerekirdi; kitapta ise “görünüyordu her yerde” demiş. Yani yazım yanlışı da değil maalesef.
We travel, some of us forever, to seek other places, other lives, other souls…
İnsan ve Duygular