İbrahim Durna

İbrahim Durna
10/10
·281 syf.··
2024 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2024 09:31
Lise yıllarımda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersime de giren, öğretmenden çok bir baba figürü olarak gördüğüm Adem Doğantemur hocamın çocukluğunu da yaşamış oldum ilk olarak. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemini geçirdiğimiz yerlerin ortak oluşu ile birlikte hikayede ismi geçenleri de tanıyor olmam beni tamamen kopardı mevcut tarihten ve her şeyiyle yaşadım o günleri. Birlikte büyüdüm Mansurlu’da, birlikte okudum Kozan’da.. birlikte aç kaldım çocuk Adem ile.. Annemi kaybettim birlikte..Onun hayatını yaşamış bir benim artık ben. Birçok otobiyografi kitabının aksine buradaki hikayelerde hiçbir abartı görmeyeceksiniz. Her şey sade ve gerçek. Biz kendi hikayelerimizi bile yorumlayıp ders almazken, burada hocamın hikayelerini yalnızca okumayıp, aynı zamanda hisselerinizi de yine hocamın yorumlarıyla özümseyeceksiniz. 4 yıl boyunca yalnızca okulda değil, bazen evinde misafir olarak da sohbetlerini dinlemiş birisi olarak, sesinin rengini ve tonlamalarını iyi bildiğimden, kitabı okurken sanki Adem hocam yanımda konuşuyor ve ben de onu dinliyormuşum gibi hissettim. Bu da ayrıca güzel bir tecrübeydi benim için. Kitabın içinde anılar hatıralara ek olarak hocamızın hayata bakışını, genel anlamda siyasi görüşünü ve siyaset bakışını, dini düşüncelerini de anlayabiliyorsunuz. Lise yıllarımızda da olduğu üzere, Adem hocam benim hayatımda gördüğüm en akılcı, en rasyonalist, en gerçekçi dindar. Bu açıdan dini konulara ön yargınız var ise Adem hocamın bakış açısını kavradığınızda hem ona hak verecek hem de kitabı okurken daha da zevk alacaksınız. Bir de evlatlarının böyle bir babaya sahip olmalarının ne büyük bir şans olduğu zaten aşikar ancak bir de üzerine böyle bir kitabı hatıra bırakıyor olması, kitapta bizzat onlardan bahsediyor olması dünyada sayılı kişilere nasip
Siyah - Beyaz HayatlarAdem Doğantemur · Karahan Kitabevi · 20243 okunma
Emre Gündaş isimli okura yanıt verildi
İbrahim Durna
Teşekkür ederim 🙏
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Martin Eden’in Sosyalit Bir Gruba Karşı Yaptığı Anti-Sosyalist Konuşma
“Yani,” diye başladığı yere döndü, “kölelerden oluşan hiçbir devlet sonsuza kadar yaşayamaz. Eski gelişim yaşadı işlemeye devam ediyor. Gösterdiğim gibi varoluş mücadelesinde, güçlüler ve güçlülerin soyu hayatını sürdürme meyli gösterirken, zayıflar ve zayıflardan türeyen nesillerse ezilip yok olma eğilimindedir. Bunun sonucunda güçlüler ve güçlülerin soyu yaşamaya devam ederken, bu mücadele geçerli olduğu müddetçe yeni gelen her neslin gücü de artar. Gelişim budur. Ama siz köleler -kabul ediyorum, köle olmak hiç de iyi bir şey değil- siz köleler gelişim yasasının hükümsüz kaldığı, zayıfların ve güçsüzlerin yok olmadığı, bütün güçsüzlerin her gün istediği kadar yiyip içtiği ve aynı güçlüler gibi evlenip yeni kuşaklar ürettiği bir toplum hayal edersiniz. Peki bundan nasıl bir sonuç çıkar? Gelecek kuşakların güçleri artmaz, hayatları değer kazanmaz. Tersine kaybeder. Sizin o köle felsefenizin can düşmanı işte budur. Sizin köle toplumunuzun, köleler için, köleler tarafından ve köleler vasıtasıyla zayıflatılması ve paramparça olması kaçınılmazdır, çünkü onu oluşturan hayat zayıflamakta ve parçalanmaktadır. Dikkat edin, biyolojiden bahsediyorum, duygusal ahlaktan değil. Hiçbir köle devleti sonsuza kadar yaşayamaz ve…” Dinleyiciler arasından biri bağırdı. “Peki ya Birleşik Devletler’e ne olacak?” “Ne olacakmış?” diye cevapladı Martin. “On üç koloni, başlarındakileri atıp Cumhuriyet adını verdikleri bir yapı oluşturdu. Artık köleler, kendilerinin efendisiydiler. Artık tepelerinde kılıcıyla duran bir efendileri yoktu. Ama illa bir efendiniz olacak yoksa yaşayamazsınız; böylece yeni efendiler çıktı içinizden: Büyük, asil ve güçlü adamlar değil, kurnazlıklarıyla örümcek ağı gibi her tarafı saran tüccarlar ve tefeciler. Sizi tekrar köle yaptılar. Ama açık söylemek gerekirse,
Sayfa 383 - İş Bankası·Kitabı okudu
1000k
İbrahim Durna
Okumaya değer. Duygusal ahlaktan bağımsız ve gerçekçi olmak gerekirse, bugün Afrika’daki kabîlelerin veya Filistin’deki mazlumların veya çevremizdeki fakir toplumların nihai akıbetine ayna tutar.