Benim gerçek bir arkadaşım olamaz çünkü insanlara hâlâ nasıl davranacağım konusunda çok eksiğim var ve insanlarla uyum sağlamak konusunda başarılı değilim. Farklı düşüncelere açığım ama karşımdaki insan mantıksal bir şeyler ortaya koymadan iftiralarla ve ters ters konuşmalarla yürür de uzlaşmaya yanaşmazsa ben sinir olurum minicik mevzu bile olsa. Ayrıca kişiliğimin bir yanı arkadaşlık ilişkilerinde oldukça kötü. Başta yüzüne güldüğüm insanın sinir olunca arkasından veya önünden kötü konuşma eğilimim var. Bildiğin hakaret ederim ama aslında beni anlamadığı ve düşünceleri beni incittiği için böyle davranırım. Gerçekten küçük gördüğüm veya gerçekten kötü söz söylemek istediğim için değil. Bu nedenle karşı taraf üzülse, bir yanlış bile yapsam ve yüzüme vurulsa bile özellikle haklı olduğum bir konudaysa taviz vermem. Sinir olduğum ve beni veya herhangi birini her seferinde yanlış anlamakta direten, iftiralar atıp temellendirme yapamayıp kendini üste çıkaran, ters konuşmayı başlatan insanlara hakaret etmiş olsam bile asla özür dilemem. En büyük olgunluk eksikliğim ve kötü karakter parçam budur.
1000Kitap
☘️🔆🌸☘️🔆🌸☘️🔆🌸 *GERÇEK DEĞERLİ KADINLAR :* Ahh! Ne KADINLAR gelip geçti şu fani dünyadan. Firavun gibi bir adamın karısıyken, sabrına mükafat cennetle müjdelendi : *ASİYE ANNEMİZ...* İftiralar atılarak tecrid edildi İSA'sı doğana kadar ; *MERYEM ANNEMİZ.* Sabrının meyvesiydi duvardan fışkıran hurmalar. Rabbimin mucizesiydi kundaktaki bebeği konuşturup, annesini aklayan... Çölde küçük İsmail'iyle tek başına tevekkülle kalan : *HACER ANNEMİZ.* Mükafatı çölün ortasında ZEMZEM'le vuslat..., Karnındaki yetimiyle kalan, Abdullah'ın hasreti ile yanarken EVLADI MUHAMMED'e (s.a.v) kavuşan ; *AMİNE ANNEMİZ...* Bütün varını MUHAMMED'ÜL EMİNE adayan fazilet timsali, en güzel eş, en iyi arkadaş ; *HATİCE ANNEMİZ...* En olgun haliyle anlayışı ve itikatıyla 40 yaşında Pergamberliğin gelişine ilk şahitlik eden. Genç yaşta RASÜLE yarenlik edip, sonrasında Ümmete Anne olan ; *AİŞE ANNEMİZ..* 25 yaşında ardında iki öksüz bırakarak babacığının ardından ebediyete göçen ; *FATIMA ANNEMİZ...*
Din İslam
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Değerli Arkadaşlarım ; Bu ahlaksız hesap Mucahit beye (Sanal ismi ile - Muhterem) ahlaksız ve kirli iftiralar atmaktatır. Lütfen gelin el-ele verelim ve bu hesapı şikayet edelim. Aslında T.C Anayasasında birine iftira atmak bir cezadır.
Gönderi kullanım dışı
Bir Ruhun İtirafı Kapat konuları bu lanetle, Ruhum sarılı ihanetle. Masallarım kaldı kıyamette, Saçımı okşayan olmadı, dersin bu ne? Kim olduğumu kimse bilmez, Korkak ruh içimden silinmez. Satılmış yeminler peşimden gelir, İçimdeki yük bir türlü dinmez. Günahı boynuna dolananların, “Kader” deyip sustuğu yerdeyim. Yanılmadım—içim karanlık, Sokaklarda gezen umut bendeyim. Zehirli bulutların ardındayım, Tarafsız değilim, saklamam. Günahımı sokaklara gömdüm, Eğildim mi—kendime bakamam. Kimsesiz değilim sandığın gibi, Ruhum karanlık ama diriyim. Rabbim bilir, işkencenin içinde Yırtık bir yürekle yürürüm. Hiç balık peşinde koşmadım, Karanlığı kendime ektim. Kendim için yaşamadım çoğu zaman,
1000Kitap
Gökyüzüne Konuşanlar Gözlerini kapa dediler özlediğin zaman, Ama ben gözlerim açık izledim, Kolay değil hayat. Kimin kolunda faça, kim babadan dayak, Kıyısında herkes biraz manyak. Sekiz yaşında dokuzsun, Umuduna dokunsun zaman. Azrail gelse kefen biçilmiş umuda, Yerde kalmışsın, umutsun. Ama sen de bir kartalsın, Gökyüzünde yıldızlara konuşursun. Elinde sapan büyüyen umutlarız biz, Konuştukça çoğalan bulutlarız biz. Silah değil, kelime taşırız, Kelebekle değil, gerçeklerle konuşuruz biz. Düşerim bazen, kalkarım yine, Aptalım belki, ama direncim var içimde. Bugün kibirliyim belki, Ama derviş gibi hesap sorarım kendime. Belki kırığım, belki eksik, Ama hâlâ insanım, Hiçbir zaman katil olmadım.
1000Kitap
Karanlık Sokakların Şairi Üstlerinde karanlığın içinde kalırsın, Bir mazi var, bir de kendini aldatırsın. Ey gönül, senin elinden ne çekti bu kalbim, Sihirlerle kalbinin içinde savrulursun. Sevdiğin vardı… Neandertal yaşındaydın, kavganın başındaydın, Silahlanırsın. Korkaktı ruhun, umuda aldanırsın, Bir bakarsın, bıçak saplanır… yine saklanırsın. Bir dünyanın karanlığını sırtladın, Ne oldu? Kendine mi saklanırsın? Ya saklanırsın, ya da yaşamaya silahlanırsın, Ama günahın şahidinde yine saplanırsın. Sakın uyma nefsine, ey gönül, Benim kadar sen de çektin ondan. Suçluyum evet, haklıyım belki, Ama günahsız değilim, günahkârım. Ellerimde tuzaklar, karanlıkta dudaklar, Onların günahı haramdan ibaret, Ben yalnız yaşamaktayım. Günahım varsa bir viski, Bir de katlanmış gecelerim. Ne psikopatım ne de yaşıyorum tam,
1000Kitap