İğdiş Beğ

İğdiş Beğ
@igdiskhan
Başladum adıyıla Taņrı Ta'ālānuņ ki rızķ vėricidür ve rahmet édicidür
null
null
null
null
7 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
...Dedik ki: "Öyle büyük zatlar size de geliyorlardır." Hz. Pir cevap verdi: Bizde "bize" diye bir şey kalmadı ki. Hayli zamandır bizim "bize" diye bir şeyimiz yok. Şayet gelirlerse, onlar zihinlerinde hayal ettiklerinin ve güven beslediklerinin yanına geliyorlardır. Bazı insanlar Hz. İsa'ya, "Sizin evinize geliyoruz" dediler. O ise, "Bu dünyada benim evim nerede ki ve ne zaman oldu ki?" diye cevap verdi. Rivayet ederler ki İsa aleyhisselâm kırda geziyordu. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı. Hemen bir karakulağın inine girip bir köşede yağmurun geçmesini bekledi. Kendisine hemen şu vahiy geldi: "Karakulağın ininden derhal çık! Senin hatan yüzünden onun yavruları huzursuz oldu." Hz. İsa feryat etti: "Yârabbi! Karakulağın yavrularına bile bir yuva var, ama Meryem'in oğluna ne sığınak var, ne yer, ne ev, ne de barınak!" Hz. Pir izah buyurdular: Karakulağın bir evi var ve o oradan böyle bir sevgili tarafından kovulmuyor. Sense, seni kovan birine sahipsin. Evin yoksa senin korkacak neyin olur ki? Çünkü seni kovan öyle birinin lütfûdur, öyle birinin ihsanıdır ki O seni kovulmaya değer bulup seçmiştir. Bu ise senin için yüz binlerce gökten de, yerden de, bu ve öteki dünyadan da, Arş ve Kürsî'den de daha değerlidir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

İğdiş Beğ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
2021 68. kitabı
Edip Ahmet Yükneki
8.9/10 · 1.706 okunma
“Malayaniyi terketmesi kişinin İslam’ının güzelliğindendir.” [Tirmizi] İslam’ı güzel olan kimse kendisini ilgilendiren şeye yönelir; malayaniden, kendisini ilgilendirmeyen şeylerden yüz çevirir. Malayani ile iştigal etmek aptalların ve hayalperestlerin işidir. Mevla’sının emrettiğini yapmayıp, O’nun emretmedikleri ile meşgul olan kimse, O’nun rızasından da mahrum kalır. Bu durum, mahrumiyetin, büyük günahkarlığın, tardedilmişliğin ta kendisidir. Yazık sana! emre sarıl, nehiyden kaçın...”