İsmet Özel Mazot Ağlamadan dillerim dolaşmadan yumruğum çözülmeden gecenin karşısında şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak istiyorum. Şehre neden esmer ve dölek yüzümle döndüm dağlardan kar vakti tarlaları kımıldatan soluğum niyedir sarmalasın vites dişlilerini defneler, nakışlar yok alnımda neden. Ağlamadan etimin iğneli beşiklerde bıraktığı izlere aldırmadan o mavi korularda ve dibektaşlarında bırakıp sözlerimin kalıntılarını açıkça konuşmak istiyorum. Besbelli ki leşler koruyor şehrin bedenlerini göğsünün kafesinde yalnızca pasak biliyorsun korkutulmuş bir kızın yüreğinden fışkıran beyaz güvercinleri sabahın köründe kalkan tirenlerdeki nefret hergün aynı kalafat yerine çekilmenin nefreti bunları bütün bunları biliyorsun dağlardan dönüyorsun o sağır yamaçlardan çevik bacaklarını getiriyorsun, ne çiçek ne de ninni
Disiplin
Disiplin bir acı lokmadır. Onu yüzümüz buruşmadan çiğnemeyi bilmeliyiz. Nefsimize sorarsak, disiplin bir iğneli fıçıdır. Rahat bir döşeğe girer gibi bu iğneli fıçıya girmeyi bilmeliyiz. Bunun için nefsimizi yenmek lâzım. Dinimizde 《Büyük cihat》diye bir tâbir var, bilirsiniz. Büyük cihat, milyonlarca insanın bir o kadar insanla kavgası değildir. Tek kişinin öz nefsile cengidir. Efendiler, büyük cihadı öğrenelim!
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
#𝙎𝘼𝙁𝙁𝘼𝙏_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙄̇_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙄̇𝙍☝️ 💥“Yanıma gelir, iğneli iğneli: «Sen de mi» derdi, «yeniden dirileceğimize inanıyorsun?»” 52 “«Biz ölüp de toprak ve çürümüş kemik yığınına dönüştükten sonra, yani biz o halde iken mi diriltilip hesaba çekileceğiz?» diyerek âhireti inkâr ederdi.” 53 Sonra: “O zâlimin şimdi ne halde olduğunu görmek ister misiniz?” der. 54 Derken bakar da, onu kızgın alevli cehennemin tam ortasında görür. 55 Ona şöyle seslenir: “Allah’a yemin olsun ki, neredeyse beni de içine düştüğün o helâke sürükleyecektin.” 56 “Eğer Rabbimin lutf u inâyeti yetişmeseydi, şimdi ben de elbette eli kolu bağlanıp cehenneme atılanlardan olacaktım.” 57 #Tefsir: 📖 📖 Cennet ehli bir taraftan verilen güzel nimetlerle mütelezziz olurlarken, bir taraftan da kendi aralarında sohbet edecek, dünya günlerini hatırlayıp oradan kalan hatıraların muhabbetini yapacaklardır. Burada anlatıldığına göre, bir sohbet esnâsında cennetliklerden birinin aklına dünyadayken öldükten sonra dirilmeye, hesap ve cezaya inanmayan bir yakını gelir. Arkadaşlarıyla birlikte onun durumunu merak edip giderler. Onun çılgın cehennem ateşinin ortasına atıldığını görürler. İman edip cehennemden kurtuldukları ve cennete eriştikleri için Allah’a şükrederler. Bu manzara, âhirete inanmayanlara gittikleri yanlış yoldan dönmeleri için bir uyarı, mü’minlere de bir müjdedir. İbn Mesud (r.a.) der ki: “Cennet ile cehennem arasında pencerecikler vardır. Mü’min dünyada iken düşmanı olan birini görmek istediği zaman bu pencereciklerin birinden bakar.” (Zemahşerî, el-Keşşâf, V, 113) Sonra cennetliklerin kendi aralarındaki sohbet şöyle hitama erdirilir:
Bahar mı geldi
Bahar geldi,bende Sürgün veriyor umutlar. Tıpkı bir üzüm bağı gibi Heyecenlı ve taze. Koşturmakta çocukluğum Köyümün çamurlu sokaklarında. Hep umurluydum ben, Ve hep güzel bakarım dünyaya. Sonuna hüsran ekse de Kader Ben yine güzelliği beklerim Hiç usanmadan. Biliyorum gelecek en güzeli Ve o gün o çocuk kalbim Yeniden gülecek. Okula başlayan çocuklar gibi şen Taze bir âşık gibi Gülşen'in Bu sıralar seviyorum herşeyi Çam ağaçlarının iğneli yapraklarına sarılıyorum. Unutmuyorum ,geldiğim yeri. Emine Öztürk
Yalan
Öğretmen öğrenci ilişkisi ne gariptir, ikisi de farklı hayatlar içinde belli zaman dilimi kesişen yolda yoldaşlık ederler. Aşk yoktur manevi güç vardır sadece çıkarsız yalansız. Saygı Kurt ile kuzu arasında ki vahşi ilişki ise çıkarsız ve doğaldır. Kurt kuzuyu yalanla aldatmaz, saldırır. Aynı şekilde kuzu da kurda cilve falan yapmaz. Denge. Tren raylar sayesinde trendir, fakat kimse ray bileti aldım demez! Tren biletidir o. Hak. Balık ile j şeklindeki eğri iğneli ucuna takılan abuk subuk yemli kanca arasındaki ilişkiyi tartışmaya açıyorum ve kapatıyorum tavada yağın içinde bulunca balığı. Bilmem ne! Uzun uzun yaşam ile gerçek hatta yalansız ve yalanlı veya gerçek olmayan aman neyse işte neydi çayın en iyisi orta olan kahve miydi. Gereksiz. Düşüncelerimde düşünce gördüm düşlerimi! Yalan.
1000Kitap
kendinekdryazar kendinekdryazar İğneli fıçı… Acaba bir efsane, bir yalan ve yahut iftira mı? İğneli Fıçı Cevat Rıfat Atilhan Okuduklarımızın hiç biri değil iftira Bazen efsaneler nice ibret verir insana İbretli dersler getirir mi akılları başa Ne iftira ne yalan tarihin ibret olsun sana İnsanlar zihinlerinde kurgulayıp doğruluk nisbet ettikleri pek çok şeyin doğru olmadığını ve gerçek olanın ne olduğunu kesin bir bilgi ile âhirette bileceklerdir. Yeni Yüzyılda Nasıl İnanmalı? Temel Yeşilyurt İnsan bu dünyada yaptıklarının fayda zarar ve hakikatini ancak ahirette öğrenir  ancak hak olan şudur ki insan okuduğu kitaplardan nice meyveler toplar en büyük dersi insanı Kuraanı yaşamak verir Akıl, Kur'ân'da isim olarak değil, fiil olarak kullanılır; dolayısıyla durağan ya da statik bir konumu değil, aksine işleyen, iş gören, çalışan, aktif olan dinamik bir beşerî yetiyi ifade eder. Yeni Yüzyılda Nasıl İnanmalı? Temel Yeşilyurt Akıl işleyendir iş gören Güzel bir amel peşinde koştur aklını Sende hayırlı ameller peşinde koş Akıl varsa yürü tefekkür istikametine
1000Kitap