Bir Akrep Burcu İnsanının Aldığı İntikamın Kitabı İncelemesi :)
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 14:53
Hadleyburg, sınanmamış dürüstlüğüyle övünen insanların yaşadığı sakin, sıradan, olabildiğince olaysız bir kasaba. Dürüstlükleriyle o kadar övünüyorlar ki ister istemez "bu kadar övünüyorlarsa kesin orada bir sıkıntı vardır" hissi geliyor. Zamanında kasabalarına gelen ve bir şekilde ayıp ettikleri yabancı (tahminen akrep burcu) tam burada devreye girip “Madem bu kadar güveniyorsunuz kendinize, alın size bir çuval altın” diyerek hem intikam alıyor hem de bütün kasabayı psikolojik survivor yarışmasına çeviriyor. Kasabanın temel mottosu şu: “Biz dürüstüz.” Ama bu dürüstlük öyle içten gelen bir erdem değil; daha çok vitrinde duran, tozu alınmış bir aile gümüşlüğü gibi. Kimse gerçekten sınanmamış. Yani ortada ahlak mı var, yoksa sadece fırsatsızlık mı var, belli değil. Twain’in bütün mizahı da buradan doğuyor zaten: İnsanlar kendilerini erdemli sanıyor çünkü henüz başlarına düzgün bir bela gelmemiş. Kasabaya gizemli bir yabancının gönderdiği altın torbası adeta toplu karakter testi oluyor. Ve ne ilginçtir ki, kasabanın en “saygın” insanları “Aslında o ödül bana ait olabilir” diye düşünmeye başlıyor. Dürüstlük bir anda esnemeye başlıyor; önce küçük bir mantık oyunu, sonra ufak bir yalan, ardından “Zaten teknik olarak hırsızlık sayılmaz” seviyesine geliyorlar. Twain burada insan doğasını öyle acımasız ama komik bir şekilde anlatıyor ki okurken hem gülüyor hem de “Biz olsak ne yapardık acaba?” diye kendinize soruyorsunuz. Çünkü karakterlerin çoğu kötü insanlar değil. Yazarın başarısı da burada: Karakterler karikatür gibi görünse de fazla gerçekler.Özellikle kasabanın topluca rezil oluş süreci inanılmaz keyifli. Herkes birbirinin dürüstlüğüne güveniyor ama aynı zamanda gizlice birbirinden şüphe ediyor. Kitabın dili de oldukça iğneli. İnsanları doğrudan
Edebiyat & Roman
Hadleyburg'ü Yozlaştıran AdamMark Twain · Can Yayınları · 20201,124 okunma
Aptallığıma doydum
5/10
·125 syf.·
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Eser, şu bizim yurt dışında eğitim/staj görmek için sınava girip 0000, bilmem kaç puanla ikinci olduğumuzdan elendiğimiz o meşhur ERASMUS SINAVI'na adını veren muhterem tarafından kaleme alınmış ve tüm insanlara iyice giydirdiği bir içeriğe sahip. Bir güzel süslenip, bezenip, yakışıklı/güzel olmaya tam aday ikeeen birden ne oldum delisi olanların, para, mal, mülk, toprak, sanat, felsefe, şair, yazar vb ne varsa olanların ve olmaya aday olanların derhal okuması elzem yahut da şiddetle kitaptan uzak durması. Niye mi? Aşırı iğneli kirpi dikeni sözlerle beyni adeta inşaat tahtasına çakılan çivilerin hızıyla gerçeğe döndürüyor ve insana; 'aptal mıyım akıllı mı?' sorgusunu yaptırıyor. Cidden çok iyiydi. Biraz uzun sürdü okuyup bitirmek. Çünkü aptallığımı tescillemesinden korktum. Bu iyi bişey mi yoksa? Saygılarımla okurdaşlar, keyifli okumalar... Bişnev...
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·216 syf.··
2018 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2018 00:00
1954’te Kudüs’te doğan David Grossman, edebiyat camiasında savaş karşıtı ve insana önem veren kişiliğiyle dikkat çekiyor. Grossman’in “Bir At Bara Girmiş”i 2017’de aman Booker almış ve 2018’in İdefix’in en iyi 50 roman listesinde birinci sırada yer alıyor. Batı Şeria yakınlarındaki Netanya kasabasında bir sahneye Dovaleh G.’nin stand-up için sahneye çıkmasıyla başlıyor olaylar. Dovaleh G.’nin Netanya’da geçirdiği çocukluğu, ebeveyn sorunların ve seyircileri güldürmek için içine düştüğü iğneli fıçı içinde debelenmesini okuyoruz. Grossman, aslında geçmişi trajik olaylarla dolu bir insanın o yaraları deşerken büründürdüğü karakterin bir komedyen olması büyük cesaret işi. Dovaleh G.’nin anlattığı fıkralar ve espriler gerçekten kahkaha attıracak cinsten idi. Popüler kültürün oluşturduğu bu mesleğin getirdiği ve götürdüklerinin çıkarımından sonra elde kalanları varın siz hesaplayın. Grossman, Fernando Pessoa’dan aldığı şu soruyla baş başa bırakıyor: “Var olmak, bütün olmak için yeterli mi?” ⠀ Bir At Bara Girmiş, kurgusuyla, konusuyla ilgiyi hak eden, klişe romanlardan sıkılmış bünyenin toprağına gübre serpen, çok iyi yazılmış metinlerden. Aylin Ülçer’e ayrı parantez açmak gerek diye düşünüyorum. Yazarın sözcüklerle bol bol oynadığı ve güldürme/ağlatma amaçlı yazılmış bu zor çevirinin altından büyük başarıyla kalkıyor. Siren Kitap’tan çıkmış bu kitabı muhakkak edinin, okuyun, okutun!
Bir At Bara GirmişDavid Grossman · Siren Yayınları · 2018806 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 15. kitabı
Yazarın bu kitabı yazması sonucu çeşitli iftira mal ve can güvenliği sorunlarıyla karşılaşması sebebiyle bu kitabı okumayı bir vasiyeti yerine getirmek olarak telakki ettim. Aslında hep kulaktan kulağa dolaşan ama akla hayale sığmayan bir kötülüğün gerçek olamayacağını sanan bizler gibi yazar da ilk başta böyle sanmış daha sonra şahit olduğu şeyler neticesinde derin bir araştırmaya girişmiş, bu iğneli fıçı meselesinin sadece bir canilik değil bir ideanın bir ülkünün ayrılmaz ritüelleri olduğunu görmüş. Bu kanlı ve kirli ülküyü gözler önüne seren yazar hedef tahtasında türlü taassublar sonucu Türkleri buluverir. Bunun sebebini yazar şöyle dile getirir: “Düşmanlarımız, kurşununu çektiği hedefin başına bizi koymakta fâide ve lâzumu biliyor. Bu sebeple bizim üzerimizde ısrar ediyor. Zira TÜRK, Islâmın alemdarı olduğu gibi, bütün Orta Dogu'nun da rehberidir. Gerisi boş lafdır.”
İğneli FıçıCevat Rıfat Atilhan · Aykurt Yayınları · 195825 okunma
9/10
·192 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 11:17
Kitap, tarihi kaynaklara ve çeşitli milletlerin, kurumların kayıtlarına dayanılarak yazılmıştır. Bu yüzden okudukca yazarın sinirini hiss etseniz bile, gerçekleri okuduğunuzdan emin olacaksınız. Bazen bu kadarı da olmaz diyeceyiniz, hayel bile edemeyeceyiniz kötülüklerin asrlar boyunca yaşandığını öğreneceksiniz. Okudukca günümüzün gerçeklerini görmeye başlayacaksınız. Okunulmasını tavsiye ederim, belki böylelikle yaşadığımız hayatı bir de başka tarafından göre bilirsiniz
1000Kitap
İğneli FıçıCevat Rıfat Atilhan · Aykurt Yayınları · 195825 okunma
9/10
·440 syf.··
2026 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 21:06
Sevilen bir yazarın bünyede oluşturduğu heyecanla ve özenle başlanan bir kitabı memnuniyetle sonlandırmak, son sayfayı okuyup kapatıp, “çok güzeldi” duygusunu yaşamak. Okuduğum süre boyunca genelde akşamları, geceleri elim gitti kitaba. Her akşam anlatıcı Şehnaz’la buluşup ondan hikayeyi dinlemek bir süredir ritüel halini aldı bende. Annesinin uyurgezer gecelerinin birinde ailesiyle ilgili bir sırrı öğrenen ve unutma yetisini kaybeden akademisyen Şehnaz’ın dilinden kendi ailesinin kadınlarının kuşak hikayesini dinliyoruz. Dik duruşuyla ilkelerinden taviz vermeyen öğretmen annesi , paşa kızı anneannesi ve zorluklarla hayata tutunmaya çalışan büyük anneanne. “Oysa unutmak insan beyninin hayatı sürdürebilmek için bulduğu en muhteşem çözümdü.” Şehnaz’ın artık unutmadığı, öğrendiklerinden sonra eskisi gibi olmadığı, yaptığı içsel muhasebelerine tanık olduğumuz, evli olan hocası E. ile yaşadığı adına aşk dediği bağımlılığı okuduğumuz etkileyici bir hikayeye tanık oluyoruz. “Acı ve hazzın sürekli birbirini izlediği, ısırgan, tahrip edici, tüketici ama bir yandan da kalbimi en güçlü duygularla çarptıran, her şeye rağmen keşke yaşamasaydım diyemediğim iki kutuplu aşk” ilişkinin tanımını bu şekilde yapıyor Ayfer Tunç. Yalnızlığını, zayıflığını gösterişli bir kalkan arkasında saklayan, karşısındakini sindiren birçok E. ve yaşadığı şeyi aşk sanıp bağımlılığın dört duvarı arasında sıkışıp kalan birçok kadın var etrafımızda. O yüzden hikayenin bu kısmı tanıdık gelecektir mutlaka size. Kuşak hikayesi, anne-kız ilişki dinamiği ve bir ömre uzanan bir ilişkinin arka planı da oldukça hareketli. Toplumsal, sosyolojik değişimler; bir ülkenin toplumsal panoroması iğneli arka plana. Ayfer Tunç okurken zihnimizin sabit kalmasına izin vermiyor, zamandan zamana atlatıyor, ayrıntılarla hemhal
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma