Kabullenmek gerekiyor, kabullenmek ve yavaşça unutmak... Her gün binde birini bile olsa, yıllar bile sürse kalpten söküp atmak... Bir daha olmayacak muhtemelen, olmaz da zaten. Zor olan değerli olur fakat insanı içeriden yiyip bitirecek kadar yıpratıyorsa ve daha da önemlisi sonunda görünen umut gitgide azalıp bitiyorsa, tek taraflı taşınan bu zorluk sadece zarar getiriyor. Yorgunum, kaybettim, 1,5 yıldır süren korkum hâlâ devam ediyor, pişmanlıklarım var fakat her şeye rağmen bazı duygular, bazı hayaller kısa da sürse güzeldi. Bir de arkasındaki hikmetleri görecek kadar hidayet sahibi olamasam da içimin rahatlığı var. Çünkü hâlâ çok güzel çok temiz seviyorum, hâlâ ikinci bir insana ne bakıyorum ne düşünüyorum ne konuşuyorum ne de ihtimal olarak görüyorum. Ama benim bu seçenek olarak görülmem; sıradan, değersiz görülmem... Canımı yakan bu ve beni asıl korkutan, yıkacak olan ise ben onun hayaliyle, sevdasıyla yanıp kavrulurken ya o gidip de başka seçenek bulup beni canlı canlı öldürürse... Yine de ben bu hâldeyken bunun gerçekleşmeyeceğine de eminim Allah'ın izniyle. Çünkü Yüce Allah'ıma inandım, sığındım, güvendim. Rabbim taşıyamayacağım bu yükü vermez, tevekkül ettim, inanıyorum. Allah izin verirse ya biz kavuşacağız ya da nasip olmayacaksak bile, ben ondan soğumadan ya da ölmeden önce o kimseye onay vermeyecektir Rabbimin izniyle...