İhtimal binde 1
Aşık olduğunuzda, bu geçici bir çılgınlıktır. Bir deprem gibi patlak verir ve sonra yatışır. Ve yatıştığında, bir karar vermeniz gerekir. Köklerinizin, asla ayrılmamanızın düşünülemez olduğu kadar birbirine kenetlenip kenetlenmeyeceğini anlamanız gerekir. Çünkü aşk budur. Aşk nefes kesici bir duygu değildir, heyecan değildir, günün her saniyesinde çiftleşme arzusu değildir. Geceleri uyanık yatıp onun vücudunuzun her yerini öptüğünü hayal etmek değildir. Hayır… kızarmayın. Size bazı gerçekleri söylüyorum. Çünkü bu sadece aşık olmaktır; ki hepimiz kendimizi buna ikna edebiliriz. Aşkın kendisi, aşık olma hali yanıp kül olduktan sonra geriye kalan şeydir. Çok heyecan verici gelmiyor, değil mi? Ama öyle!”
Kabullenmek gerekiyor, kabullenmek ve yavaşça unutmak... Her gün binde birini bile olsa, yıllar bile sürse kalpten söküp atmak... Bir daha olmayacak muhtemelen, olmaz da zaten. Zor olan değerli olur fakat insanı içeriden yiyip bitirecek kadar yıpratıyorsa ve daha da önemlisi sonunda görünen umut gitgide azalıp bitiyorsa, tek taraflı taşınan bu zorluk sadece zarar getiriyor. Yorgunum, kaybettim, 1,5 yıldır süren korkum hâlâ devam ediyor, pişmanlıklarım var fakat her şeye rağmen bazı duygular, bazı hayaller kısa da sürse güzeldi. Bir de arkasındaki hikmetleri görecek kadar hidayet sahibi olamasam da içimin rahatlığı var. Çünkü hâlâ çok güzel çok temiz seviyorum, hâlâ ikinci bir insana ne bakıyorum ne düşünüyorum ne konuşuyorum ne de ihtimal olarak görüyorum. Ama benim bu seçenek olarak görülmem; sıradan, değersiz görülmem... Canımı yakan bu ve beni asıl korkutan, yıkacak olan ise ben onun hayaliyle, sevdasıyla yanıp kavrulurken ya o gidip de başka seçenek bulup beni canlı canlı öldürürse... Yine de ben bu hâldeyken bunun gerçekleşmeyeceğine de eminim Allah'ın izniyle. Çünkü Yüce Allah'ıma inandım, sığındım, güvendim. Rabbim taşıyamayacağım bu yükü vermez, tevekkül ettim, inanıyorum. Allah izin verirse ya biz kavuşacağız ya da nasip olmayacaksak bile, ben ondan soğumadan ya da ölmeden önce o kimseye onay vermeyecektir Rabbimin izniyle...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Adaletli kura çekimi
Bugün çok güzel bir ata oynadık. Adı kıymet Yolu onur Sonu... Ne çıkarsa bahtına dedik düştük yola Geçenlerde bir kuraya katıldım. İş başvurusu 11 kişi alacaklardı. Ve tam 560 kişi başvurmuştu. Aslın da ümidim yoktu. Çünkü daha önce kaybettiğim savaşların kurumuş çiçekleri her zamanki yerin de saklı bekliyordu. Tozlu raflardaki kıymet bekleyen sayfalarda. 560 kişi de 11 kişi bilmem kaç binde bir şans dediğim gibi ya çıkarsa Kura yapıldı. 11 kişinin ismi okundu. Daha önceki yıllarda çalışan 11 kişinin ismi tekrar okundu. Ortalık karıştı. Herkes böyle şey olur mu diyordu. Bu kura değil aldatmaca sadece insanların gözünü boyamak için yapılmış bir oyun. Kendi pisliğinin üzerini örtmek için bir kürek kum ve harcanan insan taneleri o pisliğin için de kaybolmaya mahkum bırakılmış. Kalabalık daha da karışmaya başladı. Sesler daha da yükseldi. Ben ise duvarın yanına geçtim. Bir sigara yaktım. İçli içli çektim. Adalet bu muydu. Ya da bu kuraya yazılıp da her zaman ismi çıkanlar 11 aylık mıydı. İşin için de ben çıkamadım. Bir kez daha çektim sigarayı ve duvardan dışarıya doğru fırlattım. O anda çıkışa doğru yürüyen bir arkadaş gördüm. Ömer bizim köyden bir arkadaştı. O da yanlış hatırlamıyorsam 5 ya da 6.sefer kurayı kazanmıştı. -Ömeeer Duymadı Ömeeeerrr Sesler üst üste bindiği için duymadı. Islık çaldım. Sağa sola baktı. Tam bakarken bir ıslık daha duydu. El salladım. Bekledi. Yanına gittim. Hayırlı olsun dedim Sağol köylüm dedi. Sinirliydim. Yani ters birşey söylese hiç gözünün yaşına bakmazdım. Ama aklımda ki soruların cevabını almam gerekiyordu. Nasıl oluyor dedim. Ne nasıl oluyor dedi Salağa yatma bu senin kaçıncı oldu. Kaçıncı kurayı kazandın. 8 oldu. Tam 8 defadır kurada senin ismin okunuyor. Milyonda bir şans nedense hep sana mı dönüyor. Aslın da öyle değil. Nasıl
Hayat