• Loş ve kalabalık kulübün en uzak köşelerinden Lukana'yı seçebiliyordum. Güneşi görebilmek için el fenerine ihtiyaç duymazsınız.
  • İhtiyaç dairesi, nazar dairesi kadar büyüktür, geniştir.
    Bediüzzaman Said Nursî
    Sayfa 206 - Sözler Neşriyyat. San. Tic. A.Ş.
  • İnsan, doymayan bir canlıdır. Bu dünyada kendi türünün dışında birçok tür yaşasa da salt kendini düşünür. Diğer türlere yaşama hakkı tanımayan insan, daha uzun, daha ferah yaşayacağım düşüncesine kapılsa da daha az, daha fazla tehlikeli bir dünyada yaşıyor.

    İnsan, doğayı katlederek, dünyanın ekolojik dengesini bozuyor. Ağaçlar, kuşların yuvasıydı, o yuvaları yıkıp yerine kendi yuvalarımızı inşa ediyoruz. Bu insanca mı? İnsanlar kafa dinlemek için de doğayı seçer çünkü şehir yaşantısı artık insana dayanılmaz gelir. Komik değil mi?

    İnsanlar, bir ilacın ne kadar faydalı, ne kadar zararlı olduğunu test etmek için hayvan türünü kullanır. Çünkü bir hayvanın can çekmesi mühim değil, mühim olan insanların fayda görmesi. Bilim faydalı bir dal olsa da, insanca bir şey değildir.

    Modern çağ, kelebeğin intihar etmek istediği bir çağdır. Kısa ömrü olan bir canlı neden intihar etmek istesin ki? Ne kadar erken ölürse, o kadar az vicdan azabı çeker. Erken ölmeyelim çünkü insan kalmak için yapabileceğim tek hakaret bu, demeliyiz. Eğer insan kalmak istiyorsak.
    Bu çağda, kıyafet için hayvanlar kesiliyor, bilimsel çalışmalar için hayvanlar deney olarak kullanılıyor, bir yere hızlı gidilmesi için hava kirletiliyor, bir şeylerin üretilmesi için su kirletiliyor, derken kirletilmeyen bir şey kalmıyor. Uzun yaşamak için, yağlı şeyler yemeyin demekle olmuyor, tüketiminize, icadınıza, kullanımlarınıza dikkat edin.

    Seks, biyolojik bir ihtiyaçtır. Bu durum her tür için geçerlidir. Üreme, bir ihtiyaç mı? Dünyadaki en büyük sorun, bu dünyaya bir canlı getirmektir. Bu dünyaya gelen bir canlı, bir amaç için kullanılacak. İktidar, geniş aile ister. Bir aile ne kadar çok kalabalık olursa, ihtiyacı da o kadar çok olur. İhtiyacı çok olanın da, köleliği uzun olur. Üreme, üretimi kısaltıyor. Canlı sayısı artıkça, hiçbir şey bizlere dayanmayacak. Ve bu dünyayı bitirerek, kendimizi de bitireceğiz ama doymayacağız.

    Bilinçli insanlara güvenilmek yerine, bilgisi olmayan din adamlarına, gözü paradan başka bir şey görmeyen siyaset adamlarına güveniliyor. Siyaset adamları, halkı fakirleştirdikçe, din adamları, yoksulluğunuza şükredin, diyor. Düzen bu ikilinin elinde ve bu düzenin düzelmesi bir için bir suça, bir felakete ihtiyacımız var.

    Bu dünya bir savaştır. Ya öleceğiz ya öldüreceğiz başka da şansımız yok. Barış, bir umut. Umut, insanlara perde arkasına değil, perde önünü gösteren bir oyun. Mühendis, bu savaşın bir parçası; mimar bu savaşın bir parçası; müteahhit bu savaşın bir parçası. Bu savaşın parçası olan birçok meslek sahibi insan var. Peki, bu savaşın sorumlusu kim? İnsanın içindeki o "sahip" olma duygusu. İnsan bir şey sahip olmak için savaşsa da hiçbir şeye sahip olmayacaktır.

    Bu dünyada bizi ne din kurtaracak ne de devlet. Bizi bu dünyada kurtaracak bir şey varsa o da: Ölüm. Her din, bir şey ister. Bu dünyada her dine mensup olan bireyler. Ve her dine mensup olan bireylerin bu görevleri yere getirildiği düşünülse, dünyanın neden ekolojik dengesi bozulduğu anlaşılacak. Devlet, bizden ruhumuzu ister. Ruhunu vermek, kendini vermektir. Devlet, asker olmamızı ister çünkü daha çok toprağa sahip olunmalı. Devlet, mühendis olmamızı ister çünkü daha çok bombaya sahip olunmalı. Devlet, kimyager olmamızı ister, çünkü daha çok uyuşturucuya, asite sahip olunmalı. Devlet, din adamı olmamızı ister çünkü halk karanlığa götürülmeli.

    Bir hayvanın acı çekerek ölmesi mühim değil, mühim olan insanın karnını doyurması. Ağaç kesilerek bir kuşun yuvasız kalması mühim değil, mühim olan bir grup insanların o alan beton döküp oturması. Ozon tabakasının delinmesi, buzların çözülmesi mühim değil, mühim olan insanların güzel kokması. Bir deney hayvanının ölmesi mühim değil, mühim olan o deneyin insanlara fayda sağlayıp, sağlamayacağı.

    Maaşımız cüzzi, evimiz doğalgazlı, memelerimiz dik, kalçalarımız dolgun, çehremiz sivilcesiz, saçlarımız bakımlı, cüzdanımız dolgun, sevgilimizde yanımızda olsun gerisi mühim değil. Çünkü biz insanız. Biz salt kendi çıkarlarımız için savaşırız, barış kelimesini de muhakkak ağzımızdan düşürmeyiz.
    Ey insanlık, ne elma ne armut
    Umudunu kes, seni çoktan unuttuk

    İnsanlığa en çok faydası olan insan, en erken ölen insandır.

    Caraco, bu çağın peygamberi. Kendini öyle görüyor. İnsandan da insanlıktan da umudunu kesmiş. Dünyanın artık düzelmeyeceğini, sonunun geldiğini söylüyor. İnsanlar artık toprak için değil, su için savaşacak, diyor. Ve bir gün insanlar su bulamadığı için idrarını içecek, diyor. Dünyayı bu duruma insanlar soktu, doğanın öcünü de ateş alacak, diyor. Söylediği daha birçok şey var. Ben onun düşünceleri, kendi sözcüklerimle yazdım.
    Ve Caraco, intihar ederek ölen biri. Bu da yazdıklarının arkadasında olduğunu gösterir.
  • Dünyada benim ihtiyaç duyduğum kadar sabır var mı Milena?
  • "İhtiyacımız olan şey kahramanlar değil, kahramanlara ihtiyaç duymayan bir toplumdur."

    - Bertolt Brecht
  • Bize bir nefes daha, bir kalp atışı daha ve uzuvlarımızı hareket ettirebildiğimiz bir gün daha lütfeden Allah'tır. Fakat biz O' na yalnızca bir şeye ihtiyaç duyduğumuz, bir şeyin eksikliğini hissettiğimiz zaman yöneliyoruz. Allah ise biz talep etmezken dahi sürekli ikramlarda bulunmaya devam ediyor...