Psikoterapinin işlevi
Bir sırrı anlatmak için psikoterapinin gerekli olduğuna gerçekten inanıyor musunuz?! - Françoise Dolto Ne psikanaliz ne psikoterapi işlevi ne sırların anlatılması ne de "günahların" itirafıdır. Böyle arzu içinde olan analist veya terapist semantzimin tuzağına düşmüş, analizanın fantezisine kapılmış, analizina müdahale etme ve seansı yönetme inisiyatifini kaybetmiştir. Anlam üçüncül derece bir üründür ve psikanaliz açısından işlevselliği öncelikli değildir. Eğer analist analizanın seans için planladığı hikayeyi anlatmasına müsaade etmi ve akışı bilinçdışı lehine bozamamışsa seansı egonun performans sanatı alanına çevirmesine hizmet etmiş demektir. Bazı kriz durumları hariç, eğer analizan seansı planladığı şekilde bitirmişse o seansın ücretini iade etmek gerekir. Zira bu, seansın analizle alakası olmamıştır demektir. Tam, tüm ve tutarlı hikaye, herşeyden önce doğası gereği hikaye olmasının yanında, özneyi hapseden imgesel mahpushanedir. Mikhail Bakhtin'in, "romanda belirli ve tutarlı kahraman yaratma kavgası yazarın kendisiyle olan kavgasıdır" dediği yerdeki kavga'dır analizanın analiste anlattığı hikaye. Tüm kavga, ego hikayeleştirme işlevi olarak, bu hafta Lacan'ın XI Seminer kartelinde II bölümdeki işlediğim üzere gösteren zincirinde açığa çıkan öznenin susturmaktır: béance - bilinçdışı öznenin görünür olup kaybolduğu yarık; achoppement - bu momentumda zincirin tökezlediği yer; trouvaille - bu tökezlemeden çıkan buluntu; perte - ise bu buluntunun içindeki yapısal kayıpla yüzleşmemektir hikaye. Örneğin, Slovaj Zizek'in J.A. Miller ile seanslarında sürekli sahte hikaye ve rüya uydurması anlatmasına analizin ilerlemesine engel teşkil etmemiştir. Zira hakikat gerçeklikte değil, bir dekor olarak hikayade değil tekrardadır. Analizin nesnesi, Lacan'ın dediği gibi,
"𝑁𝑒 𝑔ö𝑟𝑑ü𝑛 𝑏ü𝑡ü𝑛 𝑘𝑎𝑝ı𝑙𝑎𝑟ı𝑛 𝑏𝑖𝑟𝑒𝑟 𝑏𝑖𝑟𝑒𝑟𝑘𝑎𝑝𝑎𝑛𝑑ığı 𝑏𝑢 𝑑ü𝑛𝑦𝑎𝑑𝑎? 𝐻𝑎𝑛𝑔𝑖 𝑘𝑢𝑠𝑢𝑟𝑢𝑛𝑢 𝑑ü𝑧𝑒𝑙𝑡𝑚𝑒𝑛𝑒 𝑓ı𝑟𝑠𝑎𝑡 𝑣𝑒𝑟𝑑𝑖𝑙𝑒𝑟? 𝑆𝑜𝑛 𝑑𝑢𝑟𝑎ğ𝑎 𝑔𝑒𝑙𝑚𝑒𝑑𝑒𝑛 𝑦𝑜𝑙𝑐𝑢𝑙𝑢ğ𝑢𝑛 𝑏𝑖𝑡𝑚𝑒𝑘 ü𝑧𝑒𝑟𝑒 𝑜𝑙𝑑𝑢ğ𝑢𝑛𝑢 ℎ𝑎𝑏𝑒𝑟 𝑣𝑒𝑟𝑑𝑖𝑙𝑒𝑟 𝑚𝑖 𝑠𝑎𝑛𝑎?𝐵𝑖𝑟𝑑𝑒𝑛𝑏𝑖𝑟𝑒: "𝐵𝑢𝑟𝑎𝑦𝑎 𝑘𝑎𝑑𝑎𝑟!" 𝑑𝑒𝑑𝑖𝑙𝑒𝑟. 𝑂𝑦𝑠𝑎, 𝑏𝑖𝑙𝑠𝑒𝑦𝑑𝑖𝑛 𝑛𝑎𝑠ı𝑙 𝑑𝑖𝑘𝑘𝑎𝑡𝑙𝑒 𝑏𝑎𝑘𝑎𝑟𝑑ı𝑛 𝑖𝑠𝑡𝑎𝑠𝑦𝑜𝑛𝑙𝑎𝑟𝑎; 𝑝𝑒𝑛𝑐𝑒𝑟𝑒𝑑𝑒𝑛 𝑔ö𝑟ü𝑛𝑒𝑛 ℎ𝑖ç𝑏𝑖𝑟 𝑎ğ𝑎𝑐ı, ℎ𝑖ç𝑏𝑖𝑟 𝑔ö𝑘𝑦ü𝑧ü 𝑝𝑎𝑟ç𝑎𝑠ı𝑛ı 𝑘𝑎çı𝑟𝑚𝑎𝑧𝑑ı𝑛. 𝐵ü𝑡ü𝑛 𝑠𝑢𝑙𝑎𝑟𝑑𝑎 𝑔ö𝑙𝑔𝑒𝑛𝑖 𝑠𝑒𝑦𝑟𝑒𝑑𝑒𝑟𝑑𝑖𝑛. Ü𝑠𝑡𝑒𝑙𝑖𝑘, 𝑑𝑎ℎ𝑎 ö𝑛𝑐𝑒 ℎ𝑎𝑏𝑒𝑟 𝑣𝑒𝑟𝑚𝑖ş𝑡𝑖𝑘, 𝑑𝑒𝑟𝑙𝑒𝑟 𝑜𝑛𝑙𝑎𝑟. 𝐻𝑒𝑟 ş𝑒𝑦𝑖𝑛 𝑏𝑖𝑟 𝑠𝑜𝑛𝑢 𝑜𝑙𝑑𝑢ğ𝑢𝑛𝑢 𝑔𝑒𝑛𝑒𝑙 𝑜𝑙𝑎𝑟𝑎𝑘 𝑏𝑒𝑙𝑖𝑟𝑡𝑚𝑖ş𝑡𝑖𝑘.𝑌𝑎ş𝑎𝑟𝑘𝑒𝑛 𝑒𝑠𝑘𝑖𝑑𝑖ğ𝑖𝑛𝑖 𝑣𝑒 𝑒𝑠𝑘𝑖𝑡𝑡𝑖ğ𝑖𝑛𝑖 𝑠ö𝑦𝑙𝑒𝑚𝑖ş𝑡𝑖𝑘."🌻 𝒪ğ𝓊𝓏 𝒜𝓉𝒶𝓎, 𝒯𝓊𝓉𝓊𝓃𝒶𝓂𝒶𝓎𝒶𝓃𝓁𝒶𝓇.🖍️
Duygu ve Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
`quentin tarantino` amerikan sinemasının en özgün ve etkili yönetmenlerinden biridir. kendine has tarzı, genellikle şiddetli, keskin diyaloglar ve pop kültürüne göndermelerle tanınır. film anlatılarını sıklıkla doğrusal olmayan bir şekilde kurar ve türler arasında geçiş yaparak, klasik sinemaya modern bir bakış açısı getirir. tarantino'nun filmleri, şiddetin estetik bir araç olarak kullanılması ve diyalogların ön planda olduğu, anlatıma dayalı bir sinema tarzı ile tanınır. sinemaya olan sevgisi ve tarihi sinemaya olan derin bağlılığı, onu çağdaş sinemanın en önemli figürlerinden biri haline getirmiştir. `quentin tarantino`'nun sinemadaki etkisi, özellikle sinematografik anlatım biçimleri, şiddetli ve stilize edilmiş aksiyon sahneleri, karmaşık diyalogları ve pop kültürüne yönelik bolca göndermesiyle kendini gösterir. tarantino, klasik sinema türlerine özgün bir bakış açısı getiren ve onları harmanlayan bir yönetmendir. işte tarantino'nun film kariyerinin bazı önemli yönleri: `tarantino'nun sinemaya katkıları: 1-sinemanın türler arası sınırları kaldırması`: tarantino'nun filmleri, birden fazla türü aynı yapıda harmanlamasıyla tanınır. pulp fiction'daki suç, dram ve komedi karışımı, kill bill'deki dövüş sahneleri ve batı, samuray, intikam temaları gibi örnekler, sinemada türler arası geçişin ne kadar etkili bir şekilde yapılabileceğini gösterir. 2- diyaloglar ve karakter gelişimi: tarantino'nun filmlerindeki diyaloglar, çoğu zaman filmdeki karakterlerin kişiliklerini, hikayeyi ve dünyayı anlatmak için bir araç olarak kullanılır. pulp fiction ve reservoir dogsgibi filmlerde, diyaloglar sık sık bir tür görsel sinema dışı anlatıma dönüşür, izleyicinin karakterlerle bağ kurmasına ve filmle etkileşime girmesine olanak tanır. 3- zamanın yeniden şekillendirilmesi:
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
ÖLÜRÜM TÜRKİYE’M SELİMGÜRBÜZER Uzun yıllardır hem Bayburt Postası, hem En Politik adlı internet sitesinde yayınlanan yazıları 2023 yılı içerisinde Ölürüm Türkiye’m adlı üçüncü eserimi Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık’tan okuyucu ile buluşturmanın heyecanını yaşamak apayrı bir duygu seli olsa gerektir. Yayınlanan bu eserim 612 sayfa hacimli, 10 bölüm altında 100’e yakın makaleden oluşuyor: -Hayat öykümden Ölürüm Türkiye’m Sevda kareleri, -Ölürüm Türkiye’m Sevdama ruh katan Şahsiyetler, -Türkiye’m Sevdasını Tehdit Eden İç ve Dış Mihraklar, -Fitne Katilden Beterdir, -Hepimiz Aynı Kilimin Desenleriyiz, -Türkiye’m Sevdasından Yeni Türkiye Yüzyılına Doğru, -Kimlik Bunalımı, -Kültür Buhranı ve Medeniyet Ruhu, -Rol Model Arayışları, -Sivil Toplum-Sivil Katılım-Sivil İnisiyatif vs. adlı bölümlerden oluşan kitapta, ayrıca Lise çağlarımda matbaasında çalıştığım Bayburt Postası Gazetesinin kurucusu Osman Okutmuş’u da “Kop Tipisi Işığı: Osman Okutmuş” başlıklı yazısı ile yâd etmiş oldum. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Ölürüm Türkiye’m ölümüne bir sevdadır. Çocukluğumuzdan gençliğe, gençliğimizden ihtiyarlığımıza ve ölene dek heyecanı hiç dinmeyecek sevda yüklü bir tutkudur bu. Hatta sevda yüklü bu tutku seli öyle derinlemesine ruh iklimimize işlemiş ki, geriye dönüp şöyle baktığımda hayat hikâyemin hemen her karesinde bunu görebiliyorum. Nitekim kaleme aldığım eser incelendiğinde Dede Korkut hikâyeleriyle doğup büyüdüğüm Bayburt’tan tutun da Dadaşlar diyarı Erzurum’da üniversite yıllarıma uzanan öğrencilik anılarımda, mezuniyet sonrası meslek hayatına başladığım Aziz İstanbul’un manevi ikliminde ve kuvayı milliye ruhunun merkezi Ankara’da meslek hayatımın devamında bir kısım
22/06
𝗦𝗲𝗻𝗶𝗻 𝗶Ç𝗶𝗻𝗱𝗲𝗸𝗶 ıŞı𝗸, 𝗯𝗮𝘀̧𝗸𝗮𝗹𝗮𝗿ı𝗻ı𝗻 𝗸𝗮𝗿𝗮𝗻𝗹ı𝗴̆ı𝗻𝗮 𝘁𝗲𝘀𝗹𝗶𝗺 𝗼𝗹𝗺𝗮𝘇.”🌱 ✨