Puan vermedi·404 syf.·
2026 66. kitabı
İyi Geceler Bay Tom, Michelle Magorian tarafından yazılmış, II. Dünya Savaşı dönemini konu alan etkileyici bir çocuk ve gençlik romanıdır. Eserde, savaş nedeniyle Londra'dan kırsal bir köye gönderilen Willie Beech adlı küçük bir çocuğun yaşadığı değişim anlatılmaktadır. Willie, annesinin baskısı ve sevgisiz tutumu nedeniyle korkak, içine kapanık ve özgüvensiz bir çocuk olarak karşımıza çıkar. Ancak yanında kalmaya başladığı Bay Tom'un anlayışlı ve şefkatli yaklaşımı sayesinde zamanla kendini keşfeder, korkularını aşar ve hayata daha umutla bakmayı öğrenir. İyi Geceler Bay Tom
İyi Geceler Bay TomMichelle Magorian · Beyaz Balina Yayınları · 20181,259 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 440. kitabı
Ey milletin bedbaht fedaileri size yalnız tarih acıyacak... Safvet Nezihi Müsebbib, II. Abdülhamid istibdatına karşı ilk kıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türk muhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığı yıkımı anlatan bir romandır. Balkanlarda kaybedilen toprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselen II. Abdülhamid’in ceberrut istibdatının devrilmesinin hemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı… Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birer zindanlarda, sürgünlerde mahvedildi. Artık hiç kimse ağız açamaz, söz söyleyemez oldu. Beş-on zalim yaktıkları evlerle, yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar, gelirler kuruyorlar. Fakat... fakat ötede millet mahvoluyor. Memleketin serveti bitiyor, mali itibarı düşüyor, ahalisi perişan oluyor… Nasıl söyleyeyim bilmem, kısaca çöküşe yaklaşıyor. .. Birkaç müstebit zalimin elinde koca millet âdeta oyuncak. Onları kırıp geçiriyorlar. Soyup soğana çeviriyorlar. Fakat kimin ne haddine! Memlekette kanun, adalet, insaf yok de de gör. Katiller gibi Taşkışla’larda, zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler. O derece ki insanı dünyaya geldiğine, Osmanlı doğduğuna pişman ederler.” Tarihi bur romanda Gezinmek istersenız Müsebbib
Edebiyat & Roman
MüsebbibSafvet Nezihi · Oğlak Yayınları · 202115 okunma
Reklam
Hikayesi gibi karanlıkta kalmış bir kitap
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 22:43
Tahar Ben Jelloun'un Işığın Kör Edici Yokluğu romanını yaklaşık iki yıl önce okudum. Aradan geçen zamana rağmen hâlâ aklıma gelen, zihnimde yaşamaya devam eden kitaplardan biri. Bazı kitaplar okunur, kapağı kapatılır ve zamanla unutulur. Bazıları ise insanın içine yerleşir. Bu roman benim için ikinci gruba giriyor. Kitap, Fas'ta 1971 yılında Kral II. Hasan'a yönelik başarısız suikast girişiminin ardından yaşanan gerçek olaylardan esinleniyor. Darbe girişiminden sonra hayatta bırakılan askerler, sorgulanıp Tazmamart zindanlarına gönderiliyor. Ancak buraya "hapishane" demek bile yetersiz kalıyor. Çünkü burası bir cezaevi değil, yaşayan insanların yavaş yavaş ölüme terk edildiği bir mezar. Yirmi yıla yakın bir süre boyunca karanlığın içinde, insanlık dışı koşullarda yaşamaya çalışan mahkûmların hikâyesini okuyoruz. Hücreler o kadar dar ve karanlık ki insan, böyle bir yerde birkaç gün bile dayanmanın mümkün olup olmadığını düşünmeden edemiyor. Buna rağmen bazıları yıllarca hayatta kalmayı başarıyor. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şeylerden biri umut ve inanç arasındaki fark oldu. Normalde umut insanı ayakta tutan bir şey olarak görülür. Oysa bu romanda umut etmek bazen insanı öldüren bir şeye dönüşüyor. Çünkü sürekli kurtulmayı beklemek, her geçen gün biraz daha hayal kırıklığına uğramak demek. Bu yüzden mahkûmlar umut etmeyi bırakıyorlar. Onları ayakta tutan şey ise inanç oluyor. İnanç sadece dinî anlamda değil; insan kalmaya, aklını korumaya ve kendi iç dünyasını ayakta tutmaya duyulan inanç. Kitap boyunca insanın ne kadar dayanabileceğini görüyoruz. Açlık, hastalık, yalnızlık ve karanlıkla mücadele eden insanlar zamanla fiziksel olarak tükeniyor. Bazıları aklını kaybediyor, bazıları sessizce ölüme yaklaşıyor. Bir zamanlar özgürce dolaşan, kahve içen, yemek
1000Kitap
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020700 okunma
8/10
·224 syf.··
2026 25. kitabı
“Soygun” İskender Pala'nın dili hem zengin hem de her seviyeden okuyucunun rahatlıkla anlayabileceği bir akıcılıktadır. Osmanlıca kelimeleri ve dönemsel tabirleri kurgunun içine öyle güzel yediriyor ki. Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı dönemlerinden birinde geçer. Sultan II. Mahmud tahttadır ve Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biri olan Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (Vaka-i Hayriye) henüz yeni gerçekleşmiştir. İstanbul, bir yanda yenileşme sancıları diğer yanda ise isyanların, karmaşanın ve saray içi güç mücadelelerinin gölgesinde karanlık ve puslu günler yaşamaktadır. Bu büyük siyasi karmaşanın ortasında, Topkapı Sarayı'nın en mahrem ve en sıkı korunan yerinden imparatorluğun en değerli hazinesi olan Kaşıkçı Elması'nı çalmak üzere gizli bir plan yapılır. Kimsenin tahmin etmediği, her ne kadar kusursuz bir plan olarak da tasarlanmış gibi olsa da kimsenin beklemediği bir son bekliyor hırsızları ve biz okuyucuları…
1000Kitap
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,409 okunma
Puan vermedi
DİRİLİŞ GÜNÜ Glenn MEADE Kitabımız bana polisiye macera türünde kurgulanmış gerilim romanlarını neden bu kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlattı diyebilirim. Yazarımız yalnızca yüksek tempolu bir terör hikâyesi anlatmakla kalmıyor; korkunun toplumları nasıl değiştirdiğini, kriz anlarında devletlerin hangi kararları almak zorunda kaldığını ve insanların hayatta kalmak için neleri göze alabildiğini de sorgulatıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ni hedef alan yıkıcı bir saldırı tehdidiyle başlayan hikâyemiz, Beyaz Saray’daki kritik toplantılar, FBI’ın zamana karşı yürüttüğü soruşturma ve terör hücresinin iç dinamikleri arasında gidip geliyor. Bu geçişler sayesinde tempo hiç düşmüyor ve kitap boyunca gerilim sürekli yükseliyor. Jack Collins ve Aleksey Kursk’un zamana karşı verdiği mücadeleyi büyük bir merakla okudum. Karakterlerin yalnızca kahramanlık yönlerini değil, korkularını, kayıplarını ve kişisel motivasyonlarını görmek kesinlikle hikâyemizi daha da gerçekçi kılıyor. Kitabımızı benim için asıl etkileyici yapan şey ise anlattıklarının ürkütücü derecede gerçekçi olmasıydı. Toplumsal panik, karantina ihtimali, sağlık sisteminin zorlanması ve kriz yönetimi gibi detaylar, okurken kendimi bir romanın içinde değil de olası bir felaket senaryosunun tam ortasında hissettirdi. Diriliş Günü, yalnızca aksiyon dolu bir terör romanı değil; aynı zamanda korkularımızı, kırılganlıklarımızı ve kriz anlarında nasıl tepki verdiğimizi sorgulatan etkileyici bir okuma deneyimi sunuyor. Türü sevenler için kesinlikle TAVSİYEMdir. Syf: 654 Glenn Meade Diriliş Günü
Diriliş GünüGlenn Meade · Sia Kitap · 2026494 okunma
6/10
·384 syf.··
2026 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
Kitaba başlarken açıkçası Osmanlı'nın son dönemine, devlet yapısına, ordusuna ve siyasi olaylarına dair daha yoğun bir içerik bekliyordum. Ancak kitapta beklediğimden çok daha fazla coğrafi gözlem ve seyahat notu ile karşılaştım. Moltke'nin Anadolu'nun büyük bölümünü dolaşmış olması ilginç olsa da, uzun coğrafi tasvirler benim ilgimi tarihî ve siyasi bölümler kadar çekmedi. Buna rağmen özellikle Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile yaşanan savaşları anlattığı bölümler ve II. Mahmut dönemi hakkındaki değerlendirmeleri dikkatimi çekti. Osmanlı ordusunun eksikleri, devlet yapısındaki sorunlar ve dönemin yönetim anlayışına dair gözlemleri oldukça ilginçti. Ancak bazı bölümlerde sanki bütün doğruları önceden kendisi görmüş, söyledikleri yapılmadığı için olaylar bu şekilde sonuçlanmış gibi bir anlatım hissi de aldım. Ne kadar haklı olduğu kadar, o dönemin şartlarında bu önerilerin ne kadar uygulanabilir olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Genel olarak kötü bir kitap olduğunu söyleyemem. Özellikle Osmanlı'nın o dönemine ilgi duyanlar için değerli bilgiler içeriyor. Ancak benim için çok etkileyici bir okuma da olmadı. Bazı bölümlerini ilgiyle okurken, bazı bölümlerde ise ilerlemekte zorlandım. Yine de farklı bir gözden Osmanlı'yı görmek açısından okunmaya değer bir eserdi.
Moltke'nin Türkiye MektuplarıHelmuth von Moltke · Remzi Kitabevi · 201687 okunma
Reklam
Reklam