Bastırdığında en çok neresi acıyorsa insan da o yaraya aitti.
Reklam
"Osman gazi öldüğünde geriye iki evlat bırakmıştı: Orhan ve Alaaddin. Babalarının tuzluk, kaşıklık, yancık (atın yanına asılan bir tür torba) sırtak tekele (keçeden yapılmış bir tür giysi) birkaç sürü koyun ve attan oluşuyordu."
Sayfa 54 - Düşün Yayıncılık·Kitabı okuyor
From the beginning of that brisk October, when 2,540 out of 2,908 eligible cardinals, patriarchs, bishops, and abbots arrived in Rome, it was apparent Vatican II would be a council unlike any other. The sheer weight of numbers showed that. There had been only six hundred to seven hundred fathers at the First Vatican Council, which proclaimed the infallibility of the pope in 1869–70. At the eighteen-year-long Council of Trent, which condemned the Protestant Reformation, only about two hundred members voted on the decrees. This time there were 230 fathers from a country that had been mission territory until 1908—the United States. The American group was second only to the Italian, which had 430 members. There were 230 Africans and more than 300 from Asia.
Aşıkpaşazade, Osman Gazi öldüğünde geride bıraktığı mirası şöyle aktarır: "O zamanda olan azizler toplandı. "Osman'ın malı var mı, yok mu?" diye sordular. Teftiş ettiler ki, bu iki kardeş arasında taksim oluna. Baktılar ki ancak fetih olunan ülkeleri var. Akça ve altın hiç yok."
Sayfa 54 - Düşün Yayıncılık·Kitabı okuyor
Osman Gazi
"Oğul, ben öldüğüm vakit, beni Bursa'ya şu gümüşlü kubbenin altına koy. Bir kimse sana Allah'ın buyurmadığı sözü söylese sen onu kabul etme. Eğer bilmezsen Tanrı ilmini bilene sor."
Sayfa 54 - Düşün Yayıncılık·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam