“Geldim, gelmek bir mecburiyeti yerine getirmek, bir şey ümid etmekse.[…] İnsan bir yere giderken bavuluna bütün odasını, sası-durgun havasını, değişmez alışkanlıklarını koyabilmeli, olduğu gibi onlarla gelebilmeli. Yoksa, ilk günden gözümde tütmeye başladı tozlu penceresi, yükünü almış kitap ve kağıtlarla odam, yılları paylaştıklarım. Hangi şartlarda olursa olsun gidip gelmeleri, ayrılışları göze alanlar yiğitleşti gözümde.”