"Her şey koca bir rezilliğin etrafinda dönüp duruyor. Hepsi de memnun, böyle olması gerektiğinden eminler, ölene kadar bu şekilde devam etmeye razılar. Ama ben edemem"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Benim için bilinç kirliliği kötü bir bakış açısı anlamına gelmektedir. Başarısız olanı, başarısız olduğu için onurlandırmaktır. Bu benim ahlak anlayışıma uymuyor. Tanrı, ruhun ölümsüzlüğü, kefaret, öteki dünya gibi konseptler benim hiçbir zaman ilgilenmediğim, hatta çocukken bile dikkate almadığım konulardır. Bunun nedeni benim onların gözünde o kadar da çocuk olmayışım olabilir mi? Tümüyle ateizm de kabullenmiş değildim ve halen ateizme aynı eksiklikle bakmaya devam ediyorum. Kaba ve ham bir yanıta karşı oldukça kibirli ve kuşku içinde yaklaşıyorum.
Gerçekte soru olmayan sorular üzerine hiç düşünmedim ve kendimi yormadım. Örneğin dini zorlukları hiç deneyimlemedim. Bu nedenle kirli bilinç acısını da hiç tatmadım. Gerçekten de din tarafından yargılanıyor olmak hiç de temiz bir durum değil.
Ruhların içini koklayabiliyor, farkına varabiliyorum. Bu duyarlılık benim için psikolojik bir durumdur. Bu şekilde benim için karşımdaki kişinin gizemli olma olasılığı kalmaz. Temiz olmayan her ayrıntıyı sanki o derin sularda yüzerken görüyor gibi fark ederim. Her birey benim için tümüyle berrak bir görünümdedir. İşte bu durum benim insanlarla olan ilişkilerimde sabırlı kalabilmem için hiç de hafife alınmayacak bir sınav niteliğindedir. İnsanlarda fark ettiğim acınası durumlarla kendi insanlığımla mücadele ederim. Ancak bütün bunlar için yalnızlığın gerekli olduğuna inanırım. İyileşme, kendine dönme, özgürce nefes alabilme ve hafiflik için yalnızlığın büyük önemine inanıyorum.