Roman Nevin ekseninde döner. Nevin, erkek gibi yetişmiş ve zaman zaman erkek gibi konuşan bir kızdır. Alışılmışın dışında davranan Nevin, meyhanelere, kahvehanelere girip çıkar erkeklerle yakın durur. Yaptıklarının nasıl göründüğünü umursamaz. Hiçbir çekincesi yoktur. Bundan dolayı da kimse onun hakkında dedikodu yapamaz; çünkü sır denilebilecek bir durum yoktur. Nevin, gerçek duyguları arar ve içindeki boşluk hissini dolduracak bir şeyler bulur. Bu kimi zaman biletçidir kimi zaman balıkçıdır. Her şeyi olmasına rağmen, iyi bir tahsili, varlıklı bir aileye mensup olmasına rağmen huzur arayışındadır. Balıkçı Cemal’i aslında kültürsüz ve kaba bulur. Ama onunlayken huzurlu hisseder. Hep bir boşluk doldurma çabasındadır. Eşi Özdemir’i esasında sevmiyor ve onu heyecanlandırmıyordu. Bir gün eşi onu kendi evlerinde aldattı ve Nevin bu olayın tahribatını gerek psikolojik gerekse vücudunun fiziksel tepkiler vermesi şeklinde yaşadı. Nevin Özdemir’i sevmiyordu ama yalnız kalmaktan öylesine korkuyordu ki… Roman en sonda Nevin’in babasına bir mektup yazıp ortadan kaybolması ile sonuçlanır.
Kitabın sonunda fiziki olarak kayıplara karışma isteğiyle ortadan kaybolsa da iç dünyasında zaten kendisini bulamamıştır.
Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık · Can Yayınları · 20257,1bin okunma
Saadet kelimesi yalan olmaktan geçtim bir bakıma zararlıydı da. Arzu, neşe hiç olmazsa insanlar arasında esen bir rüzgâr bir muvakkat (geçici) olduğu için hoş bir bağ, bir birleşme, bir kendine yontmadan, yahut da kendine ve başkasına yonta yonta bir birlik yaratıyordu. Bunların da fazla bir kıymetleri yoktu ama sağlam malzemeydiler. Müthiş akıntının kenarında tutunacak, boşluğa sürüklenmekkten bir müddet daha sizi alıkoyacak, umut verecek, tutunacak ağaç kökleri gibiydiler.
Uçurtma dermiş ki: “Ah! İpim olmasaydı!” Kant’ın güvercini daha ileri gitmiş: “Bir de şu hava olmasayd!” demiş. Her ikisi de kendilerini gökyüzüne yükselten şeyin bu iple, hava olduğunu unutmuşlar…