İstedim ki, benden çekinmen gerekmediğinden emin ol evvela. Seni yaralamayacağıma güven. Tanıdıkça belki bende hoşuna gidecek bir yön bulursun diye bekledim. Ama yalan yok Adalet, beni sev diye kandırmadım hiç seni. Evet, sürüyle yalan söyledim. Fakat sevgini kazanmak için sevilmeye değer biri gibi davranmaya çalışmadım. Neysem o oldum hep sana karşı. Ben bildiğin gibiyim işte Adalet. Bildiğin kadarım, bildiğin kişiyim. Bilmem beni böyle sever misin?
Bunca zaman hep kendimi sana nasıl anlatacağımı düşündüm. Ya beni reddedersen, ya erken davrandığım için arkadaşlığını da kaybedersem diye çekindim. İstedim ki, önce beni tanı, bana güven.
Mesela fark ettin mi bilmem ama, senle ben yan yanayken, pozitif bilimlerin açıklayamayacağı esrarlı şeyler oluyor. Sanki bütün gezegen karanlığa gömülüyor da bir tek ikimizin üstüne parlak spotlar tutuluyor. Koca bir dolunayın altında duruyorsun hep. Çiçek dürbününden izliyorum seni, etrafında fırıl fırıl yıldızlar dönüyor.
İnsan sana, hep sana bakmak istiyor. Sonra gördüğü her şeye bayılıyor.
Gerisini biliyorsun Adalet. Seninle attığım her adım mutlu etti beni. Seni tanıdıkça yolculuğum anlam kazandı. Yalan yok, başlangıçta biraz çılgınca görünüyordu. Ama bir yandan da daha mantıklısı olamazdı.