Gerek fiziksel gerekse zihinsel olsun, belli sınırlar içinde hareket eden ve bu sınırları zorlamayan bedenler, zamanla güçten düşer ve var olan potansiyellerini de kaybetme tehlikesi ile yüz yüze gelirler. O nedenle biyolojik bedenimizi tatlı-sert bir düzeyde zorlayabilecek tüm faaliyetleri hem zihin hem de beden açısından hayatımıza yerleştirmek ''güçten düşmemek'' için akıllıca bir strateji olacaktır.
Elinizde tuttuğunuz kitap, oturduğunuz koltuk, kullandığınız bilgisayar ve içinde bulunduğunuz bina bir zamanlar mevcut değildi. Bunlar yokken, birisi, bir insan bunların önce hayalini kurdu. Daha sonra o veya başkaları plan, program yaptılar ve sonuçta artık bu kitap, o koltuk, o bilgisayar ve o bina var oldu. Sadece hayalden müteşekkil, soyut fikirleri gerçek nesnelere dönüştürebilen tek varlık olan insan, bu süper gücüyle inşa ettiği bir medeniyetin içinde yaşıyor.