ikaria

Sessiz Hasta~
Puan vermedi·309 syf.··
2026 12. kitabı
Kitabın bu denli popüler olması, bende ister istemez bir iticilik yaratmıştı ve ne yazık ki karşımda yine o bildik, derinlikten yoksun popüler kültür ürünlerinden birini buldum. Yazar zaten eski senaryo yazarıymış, bu kitabı da beyaz perdeye uyarlansın diye yazdığını çok hissettiriyor. ​ Kitabın hakkını verebileceğim tek bir yönü var: Kolay okunabilir ve son derece sürükleyici olması. Yazar, bir oturuşta bitirilebilecek akıcı bir tempo yakalamayı başarmış. Fakat bir eseri "iyi edebiyat" yapmaya yalnızca bu akıcılık yetmiyor. ​Sessiz Hasta, dil derinliğinden tamamen yoksun, üzerine yeterince özenilmemiş bir metin. Kitabı okurken yazarın tek bir motivasyonla yola çıktığını çok net görebiliyorsunuz: “Kitabın sonunda öyle bir sürpriz yapmalıyım ki okuyucu şoke olsun.” İşte tam olarak bu "büyük ters köşe" uğruna, ne yazık ki bütün kurgunun içinden geçilmiş. Karakterlerin derinleşmesi, olay örgüsünün mantık zeminine oturması ve edebi tat, sırf o finaldeki şok dalgası yaratılabilsin diye feda edilmiş. Ve tabii birden fazla mesleğin etiği de. Dolayısıyla Sessiz Hasta benim için hayal kırıklığı oldu. Yazarın, modern pazarlama dinamiklerini ve okuyucu psikolojisini çok iyi yönetmesinden kaynaklanan popüler bir balonla karşı karşıyayız. Kitap bittiğinde zihnimde kalan şey edebi bir tat değil, sadece iyi pazarlanmış bir kurgunun yarattığı o yapay şok hissi oldu.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Başa Dönemeyiz~
Puan vermedi·120 syf.··
2026 11. kitabı
Çok güzeldi. Yazar Makbule Aras Eyvazi, Furuğ’un mektuplarından ve şiirlerinden yola çıkarak "belgelere dayalı bir kurgu" inşa etmiş. Konuyu işleyiş biçimiyle de akılda kalıcı. Furuğ’un o hırçın ama naif ruhunu öyle güzel kelimelere dökmüş ki neredeyse her sayfasında altı çizilecek bir cümle buluyorsunuz. Bu alıntı zenginliği, kitabın kısa hacmine rağmen vakit istemesinin sebebi. Yazarın dili o kadar akıcı ve imgelerle yüklü ki, okur olarak Furuğ ile her zaman aynı fikirde olmasanız bile, yazarın onun düşüncelerini kelimelere dökme biçimine hayran kalıyorsunuz. Kitap, Furuğ’un yaşadığı dönemin İran’ını yer yer sert ve eleştirel bir dille resmediyor. Bir kadının var olma mücadelesi verirken çarptığı duvarlar (gelenekler, ataerkil düzen ve toplumsal ahlak anlayışı) aktarılıyor. 32 yıllık kısa bir hayata sığdırılan devasa acıları, başkaldırıları ve sanatsal doğuşu, bir roman akıcılığıyla sunuyor. Bu kitap Furuğ Ferruhzad'a olan ilgimi uyandırdı. En kısa zamanda hem hayatını hem şiirlerini okuyacağım.
Başa DönemeyizMakbule Aras Eyvazi · Yapı Kredi Yayınları · 2022361 okunma
Vahşi Aralıklar~ #spoiler
Puan vermedi·296 syf.··
2026 10. kitabı
Kitabın 1999 gibi modern bir dönemde yazılmasına rağmen, işlediği "toprak kavgası" ve "imkansız aşk" temalarına yeni bir soluk getirememesi beni hayal kırıklığına uğrattı. İrlanda kırsalı ile Anadolu kırsalı arasındaki şaşırtıcı benzerlik, coğrafyalar farklı olsa da "erkeklik gururu", "toprak namusu" ve "kadın üzerindeki baskı" temalarının nasıl evrensel bir klişe haline geldiğini gösteriyor. ​ Kitaptaki en rahatsız edici unsurlardan biri, güçlü bir kadın figürünün eksikliği. ​Breege, kendi iradesi olmayan, iki erkek arasındaki çatışmada ezilmeye mahkum, pasif bir "kurban". Diğer kadınlar da sadece fiziksel özellikleri, vücutları ve dedikodu mekanizmasındaki işlevleri üzerinden tanımlanmış; birer bireyden ziyade karikatürize edilmiş birer nesne gibi kurgulanmışlar. ​ Baş karakterlerden Bugler, okuyucuyu rahatsız eden bir karaktersizlik sergiliyor. Kimi zaman Breege’e derin bir aşk besliyor gibi görünürken, kimi zaman sadece bir "kadın düşkünü" ve istilacı gibi davranıyor. Aşkı için hiçbir şeyi göze almaması ve fedakarlık yapmaması, Breege'in ona duyduğu takıntılı hayranlığın karşılıksız ve "kullanılmaya dayalı" olduğu hissini pekiştiriyor. ​ Vahşi Aralıklar, yazarın şiirsel diline rağmen, karakter derinliğinden yoksun, kadın temsili açısından sorunlu ve beklentinin altında kalan bir kitap oldu benim için.
Vahşi AralıklarEdna O'Brien · Alfa Yayınları · 202317 okunma
Gece Yarısı Kütüphanesi~
Puan vermedi·296 syf.··
2026 9. kitabı
Kitabın 271. sayfasındaki 'Bir Şey Öğrendim' bölümü kitabın özeti olmuş. Okura elindeki hayatın değerini hatırlatmayı amaçlayan teselli edici bir kitap. Hayatın kendisinin değil, ona bakış açımızın değişmesi gerektiği temasını işliyor. Anlatı edebi derinlikten uzak, bu noktada biraz 'kişisel gelişim kitabı' tadı bırakıyor damakta. Hayatta 'keşke'leri çok olan birine aydınlatıcı bir bakış açısı kazandırabilir. Yeni okuyuculara öneririm ama halihazırda felsefe okumuş, psikoloji okumuş okuyucular için yazarın dili biraz sığ hissettirebilir.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,2bin okunma
Tatar Çölü~
Puan vermedi·232 syf.··
2026 8. kitabı
Bu kitabı okuduktan sonra ilk aklıma gelen yazarın bir askerlik geçmişinin olup olmadığıydı. Çünkü askerlikteki tekdüzeliği, "kahramansızca" ölümleri ele alışını çok gerçekçi buldum. Yazarın hem askerlik hem savaş muhabirliği geçmişinin olması anlatısına çok etki etmiş. Kitap, okuyucuyu aynı hikayedeki bir asker gibi zaman zaman ümitlendirerek sonra o ümidi boşa düşürerek, karakterlerle empati yapmamızı sağlıyor. Ve finalde ana karakterin boşa akan hayatına hüzünleniyorsunuz. Ama yazarın işlemek istediği "bekleyiş" temasını anlamakla beraber, bu temaya çok karamsar bir yerden yaklaştığını düşünüyorum. Tekdüzelik ya da rutin hayatlar bir lanetmiş gibi anlaşılmamalı bence. Hatta kitapta ana karakterin, savaş başlayacağını sandığı ilk an yaşadığı bocalama ve tekrar rutin hayatına, güvenli alanına dönmek isteyişini vermesini de bu anlamda çok gerçekçi buldum. Kitabın asıl anlatısı bence 167. sayfadaki "Ya gayet sıradan bir kadere sahip sıradan biri olarak yaratılmışsa?" cümlesinde gizli. Yazarın sıradan biri olmaktan korktuğunu ve bunun benlik egosuyla çatışmasını görebiliyoruz. Halbuki çok az insan gerçekten kahramandır ve çok büyük bir çoğunluğumuz sıradan hayatlar yaşarız. Yaş aldıkça gelen bu farkındalık baş karakterimiz ne kadar yaş alsa da ona gelmez. Önemli bulduğum bir başka alt metin de 193. sayfadaki yalnızlığa dair paragraftı. Bu bölümlerdeki sıradan olma ve yalnızlık temalarının kitabın asıl hedeflediği temalar olduğunu düşünüyorum. Son olarak 48. ve 49. sayfalardaki zamanın akışı ve yaşlanmanın tanımını yapan paragrafların kitabın benim için en güzel yeri olduğunu söyleyebilirim. Bu kitap aslında çocukluktan itibaren her yaşın kitabı ama doğru bir ruh halinde okunması önemli çünkü karamsar bir bakış açısı var. Okuyucunun kendisini "hayat boş, anlamsız,
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma