Çingene
10/10
··
Beğendi
Kitapta geleneğin kokusunu da duyacak okurlar, modern şiirin tadına da varacak diye düşünüyorum. Yer yer kültürel ögeler karşılayacak onları. İki kısımdan oluşturulmuş eser. Bir tarafta hece sevdalılarının, diğer tarafta serbest şiir heyecanlılarının merakı giderilecek. Tabii takdir edersiniz ki şiir kitabıdır bu. Herkes almak istediğini alacak. Çingene Cuma Özcan
ÇingeneCuma Özcan · Alaska Yayınları · 20260 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 20:13
Boğazında bir yumruk hissedersin ya hani; çıkacak kelimeler vardır ama dilinden dökemezsin. Dökülmeyen her kelime gözlerinden akar, yağmur olur. Bu hikâyenin sonunda hissettiğim duyguyu tarif etmem gerekse, tam olarak böyle anlatırdım. “Baba dediğin tamamlanmamış bir kelimedir zaten…” diyor kitapta. Yusuf için “baba” kelimesinin karşılığı koca bir boşluk. Bir araya gelemeyen harflerin bölünmüşlüğü, kayıp giden 25 yıl… Heves Ali onun için peder oldu ama “baba” olamadı. Dökülmedi dilinden o iki hece. Aşıklar Bayramı bana unutmamam gereken bir duyguyu hatırlattı: affetmek… Belki geçen zaman geri gelmeyecek ama biz de o anda kalamayacağız. Birimiz, bir gün diğerinin ölüm haberini alacak. O yüzden bazı duyguları ertelemek, aslında onları kaybetmek demek. İçimizde tuttuğumuz her kırgınlık, her susuş biraz daha büyüyor, biraz daha mesafe koyuyor araya. Çünkü bazı vedalar ansızın gelir ve insan en çok söyleyemediklerine yanar. Belki de bu yüzden, bu hikâye bittikten sonra bile insanın içinde bir şey tamamlanmaz.. Okuyun, okutturun.
1000Kitap
Aşıklar BayramıKemal Varol · Everest Yayınları · 20234,330 okunma
Reklam
8/10
·284 syf.·
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Faruk Nafiz Çamlıbel Cumhuriyet Dönemi en önemli şairleri arasında yer alır. Han Duvarları ise Cumhuriyet Döneminde şiirleri arasında kült kabul edilen bir klasiktir. Şiirin ünü şairin önüne geçmiş ve şair bundan sonra Han Duvarları şairi olarak anılmaya başlanmıştır. Faruk Nafiz Çamlıbel eski bir öğretmen aynı zamanda 8, 9, 10 ve 11.Dönem milletvekilliği yapmış bir siyasetçidir. Şair aynı zamanda Behçet Kemal Çağlar ile Onuncu Yıl Marşının da sözlerini yazmıştır. Kitapta toplam 282 şiir bulunmakta. Kitap 2 farklı bölümden oluşmakta Han Duvarları ve Bir Ömür Böyle Geçti. Her bölüm ise kendi içinde kısımlara ayrılmış. Han Duvarları kitabın ilk şiiri ve hem kitaba da ilk bölüme adını vermiş. Altında ise Memleket Şiirleri, Aşk Şiirleri, Rubailer olmak üzere 3 bölüm var. Bir Ömür Böyle Geçti bölümünün altında ise; Mustaripler, Rüzgârda Bir Ses, FNÇ in kitaplara girmemiş şiirleri bulunmakta. Şiirlerde derin bir memleket sevdası dikkat çekmekte. Şair memleketine, Atatürk’e ve Anadolu kültürüne olan bağlılığını şiirlerine de yansıtmış. Kitapta Ulu Önder Atatürk ve gaziler için yazılmış şiirler yer almakta. Ayrıca efsanevi aşkları anlatan Çoban Çeşmesi adlı şiiri de okumaya değer. Genel olarak düz yazı şeklinde yazılmış şiirlerden oluşmakta kitap. Kitaba adını veren ve kitabın ilk şiiri olan Han Duvarları 7+7=14’lük hece vezniyle Mesnevi biçiminde yazılmış 140 dizeden oluşmaktadır. Ulukışla’dan başlayıp Kayseri’ye yapılan yolcuktan bahseder. Şiirde bir halk ozanından bahsedilmekte Osmanzâde Hamdi Bey. Bu ozanın dizeleri de şiir içinde kullanılmıştır. Sanki iki şiir iç içe varmış gibi görünebilir. Bazı edebiyatçılar gerçekte böyle bir ozan olmadığını Faruk Nafizin kendini ifade etme şekli olarak bu ozanı oluşturduğunu ileri sürerken bazıları ise gerçekte yapmış olduğu bu yolculuk esnasında
Edebiyat
Han DuvarlarıFaruk Nafiz Çamlıbel · Yapı Kredi Yayınları · 20213,529 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 5. kitabı
Biraz uzun bir rapor olacak Bana kalırsa bu kitabı okumadan önce Cumhuriyet öncesi, Cumhuriyet dönemi ve genel Türk tarihi hakkında biraz bilgi sahibi olmak gerek çünkü olaylar ve fikirler örnek olarak kullanılmış ama çoğunda açıklama yapılmamış tek bir konuya değinilmemiş din milli bilinç psikoloji felsefe bu da aslında ziya Gökalp’in bulunduğu dönemin kültürel şartları sunulan eğitim imkanları ve genel halk zihniyetinin tam tersi olarak ne kadar aydın birisi olduğunu gösteriyor ama bununla beraber kitap yazılırken çok fazla da araştırılma yapılmış dipnotlar verilmiş aslında bu saydıklarım kim olursa olsun yazarı ve kitabı çok daha güvenerek içimiz rahat bir şekilde okumamızı sağlıyor Katılmadığı bazı noktalar var tabii açıkçası mesela benim elimdeki baskıda sayfa 159’da (estetik Türkçülük bölümü) şöyle bir cümle geçiyor: halkın hoşlanmadığı ölçüler hece tarzında olsa bile milli ölçülerden sayılamaz. Bu cümle bence bir millete kendi kültürlerini seçebilme konusunda çok fazla özgürlük veriyor bu her zaman iyi olmayabilir sonuçta her milletin geçmişten günümüze kadar gelen belirli bir kültürü vardır gelenekleri vardır tabii ki her şeye koru körüne bağlı kalınamaz onca zamana rağmen her şey tabii ki aynı kalamaz ama sevmediğimiz bir şeyi de kendi kültürümüzden saymamak biraz nankörlük gibi geliyor bana açıkçası kaldı ki çok yakın zamanda bunun böyle olmaması gerektiğini açıklayan bir örnekle de karşılaştık yabancı bir gazeteci Türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanının Amerika tarafından esir alındığı şeklinde bir fotoğrafı şaka yaptım adı altında paylaşmıştı ve bütün Türkiye yani Cumhurbaşkanını seven ve sevmeyen herkes tek yürek olup onu savundu çünkü aslında burada dikkat etmemiz gereken şöyle bir nokta var orada savunulan kişi Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanının şahsı
1000Kitap
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Ataç Yayınları · 20197,8bin okunma
10/10
·240 syf.·
2026 2. kitabı
Yazar iki kitaplık serinin ilki olan bu kitaba günümüzde bile halen tartışılan İttihatçılık hakkında bilgi vererek başlıyor. İttihatçılık nedir, nerede kuruldu, arması ve üzerindeki sembollerin anlamları nedir, temel amacı nedir, bu gizli örgüte nasıl üye olunur gibi İttihatçılık hakkında önemli bilgileri veriyor. Giriş bölümünün ardından yazar İttihatçılık'ın doğuşu, fikri temeller üzerine oturuşu, teşkilatlanması gibi önemli işlerini yürüten üyeleri hakkında bilgi vermeye başlıyor. Eserde İttihatçılık'ın fikir babası diye nitelendirilen, aksiyon yönü zayıf olsa da örgütün felsefi yönü üzerinde büyük etkileri olan Ahmet Rıza; Hayatı filmlere konu olabilecek türde hareketli, kılık değiştirerek Paris'ten Selanik'e oradan da İzmir'e geçen, orada tütüncü kılığında İttihatçılık'ın teşkilatlanmasını sağlayan, Kanun-i Esasi'nin yeniden yürürlüğe girmesini sağlayan ancak ne acıdır ki Cumhuriyet'in ilanı sonrası adı Menemen olaylarına karıştığı için idam edilen Doktor Nazım; İleride Osmanlı Devletinin başına geçmesi muhtemel şehzadelerinden Yusuf İzzeddin Efendi'nin doktorluğunu yapan, cemiyetin görüşlerini kendisine aktaran, deşifre olunca sürgün edilen ve sonrasında Paris'e kaçan, orada parçalara ayrılmış olan Cemiyeti tek çatı altında birleştiren, cemiyetin farklı şubeler açmasını sağlayan, özetle cemiyeti kurumsallaştıran Dr. Bahaeddin Şakir, Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'ni kuran, Selanik ve Paris'teki aynı amaca hizmet eden iki farklı cemiyetin birleştirilmesinde rol oynayan, Selanik'te hem teşkilatlanma hem de üye toplama konusunda ciddi adımlar atan, aksiyon ve görev adamı Talat Paşa, Devletin ve vatanın içinde bulunduğu duruma günlerce süren çete kovalamaca hareketlerinde üzülen ve dertlenen, amcası Halil aracılığıyla cemiyetin varlığını öğrenen ve üye olan,
İttihatçılık - DoğuşSüleyman Tekir · Kronik Kitap · 2023629 okunma
Puan vermedi·40 syf.··
2025 154. kitabı
#fundaokuyupyorumluyor Yılbaşının gelmesi ile insanların gidebileceği en kuzey bölgede sihirlerle dolu bir yerde Noel Baba, Ren geyiği ve dinozor Buzozor yaşıyordu. Yılbaşı hediyelerini bekleyen çocukların hediyelerin dağıtılma zamanı geldi. Noel Baba, uçamayan dinozor Buzozor'un uçabilmesi için sihirli tozlardan yedirdi, kanat taktı, kış bitti, yaz geldi, mevsimler değişti yine ertesi kış geldi dinozor Buzozor yine uçamadı. Noel Baba, Ren geyiği ile birlikte hediye dağıtması gerekiyordu, uçamayan Buzozor'unda yanlarına alarak çıktılar yola. Noel Baba hediyeleri bırakırken, dinozor Buzozor ise bekleyemedi ve bacadan aşağıya düştü. Orada minik bir çocuk vardı. Yılbaşı ağacının yanında oturuyordu. Dinozor Buzozor'un uçması için bir takım çalışmalar yaptılar. Belki de Dinozor Buzozor'da eksik olan tek şey inanmaktı. Çocuk sayesinde bunu başarmanın mutluluğunu yaşadılar. @thecocukyayinlari ndan çıkan #yeniyıldinozoru sürpriz sayfaları ve sağlığa zarar vermeyen organik boyalar kullanılarak iki yaş ve üzeri miniklerin beğenisine sunulmuş ve ayrıca yeni yılın yaklaşması ile de okumaya yeni geçen birinci sınıf öğrencilerin ilgisinin çekeceği bir okuma sunuyor. İnanmanın yapmak kadar etkili olduğunu vurgulayan, çocuklara gücün inanmaktan geçtiğini rengarenk sayfalarıyla umudu aşılayan bir hikaye kitabı. Bir sonraki kitap yorumunda görüşmek üzere Kitapla ve sağlıkla kalın
Yeni Yıl DinozoruTom Fletcher · The Kitap Çocuk · 202435 okunma
Reklam
Reklam