• 208 syf.
    ·5 günde·Puan vermedi
    Kişisel gelişim kitaplarından “nefretedengillerdenseniz” beri gelin bu kitap tam size göre. ( Adı “kişisel, öneriler “kitlesel”; en kibarca söylemi ile “hadi lennnn!”… )

    Sanayi inkılabı sonrası ortaya çıkan, kendi işine yaramayanların alnının çatına “değersiz” yaftası yapıştıran, global eğitim sistemine sin-kaflar ediyorsanız; orda öyle durmayın, biraz daha yaklaşın…

    Bahsi geçen örnekler ABD eğitim sistemindeki çarpıklıklar ve Amerikan gençlerinin yanlış davranışları üzerine gibi görünse de aslında, ana konu “beynelmilel” sakat insan doğası…

    Yazarın fikirleri, aynı zamanda oturma fonksiyonu sağlayan vücut bölgesine değil, bilimsel araştırmalara dayanıyor.

    Yazdıklarını biraz sert bulduysanız bence yanılıyorsunuz. Biz, kıçı dışarıda kalan devekuşu gibi, inkar etsek de asıl çok ama çok sert olan hayat… ( Sütten çıkmış ak kaşık gibi yazıyor demedim. Özellikle, Gençleri eleştirirken, “ Seni var ya, askerde çok döverler haaa!” tarzı söylevi ve durumundan şikayetçi olanlara; beterin de beteri var tarzında, senden daha kötü durumda biri varsa sen iyi durumdasın anlayışından beslenen ikiyüzlü şükürcülük örnekleri sık sık kulak tırmalıyor.

    Adeletin sadece; Hülya Koçyiğit ve Kartal Tibet’in sürekli hayalini kurduğu ama içinde hiç oturamadığı pembe pancurlu bir ev olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.( Verdiğim örnekten şikayetçi falan olmayın, Bir de Thomas More ‘un Ütopya’sından bahsetseydim, ağlatırdım!!! )

    Kitabın özeti: Senin ailen sana yapmadı ama sen; çocuğun yere düştüğünde onu kaldırmak için koşma, bırak kendi kalksın. Çünkü senden sonra karşısına ne Hulusi Kentmen ne de Nubar Terziyan çıkacak, yani hayatı boyunca onu kimse kaldırmayacak… Kirlenmek güzel falan değildir, sadece kaçınılmazdır…

    Anlayana, aşağıya bir şey bıraktım, çıkarken alırsınız…

    https://www.youtube.com/watch?v=yiNKykckAIk