Herkese merhaba
• Babamın bavulu kitabını Orhan Pamuk’un edebi düşüncelerini, hayata bakışını, roman hakkındaki düşüncelerini anlamak için okumak istedim.
• Çünkü bu kitap Pamuk’un Edebiyat, Hayat ve siyaset üzerine yaptığı dört konuşmayı içeriyor.
• Yazarın güzel bir aile hayatının olduğunu, babasının da bir dönem yazarlık macerasının olduğunu öğreniyoruz.
• Evlerinde büyük kütüphanenin varlığından söz ediyor. Böylelikle daha 22 yaşında dünya edebiyatını tanıdığını ve düşünce dünyasının şekillendiğini anlıyoruz.
• Belli bir yaşa kadar resimle uğraşan Pamuk 19 yaşından sonra yazar olmaya karar veriyor. Geçtiği yolları, çok sevdiği İstanbul’u adeta kitaplarında adım adım işliyor.
• Onu daha yakından tanıyabilmek adına kitaptaki alıntıyı bırakıyorum.
“ İster resim olsun ister yazı, aslında hep aynı şeyi yaptığımı düşünüyorum şimdi. Resme ve yapıya beni bağlayan şey şu sıkıcı, boğucu ve umut kırıcı bildik tanıdık dünyadan daha derin, daha karmaşık ve daha zengin bir ikinci dünyaya sığınma isteğidir.”
• Kısa çabucak okunabilecek bir eser. Onu tanımak isteyenler için güzel bir öneri kitabıdır.
• Okuyacak herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Sevgiler bizden,
Okumak sizden…
Roman bize benzer birini, hatta bizi bize anlatsın isteriz. Bizimkine benzer bir anneyi, babayı, bir aileyi, bir evi, bir sokağı, tanıdık bir şehri, en iyi bildiğimiz ülkeyi anlatırız. Ama roman sanatının tuhaf ve sihirli kuralları, bizim ailemizi, evimizi, şehrimizi bir anda herkesin kendi ailesi, evi şehri haline getiriverir.
Biz yazarların taşları kelimelerdir. Onları eleyerek, birbirleriyle ilişkilerini hissederek, bazen uzaktan bakıp seyrederek, bazen parmaklarımızla ve kaleminizin ucuyla sanki onları okşayarak ve ağırlıklarını tartarak, kelimeleri yerleştire yerleştire, yıllarca inatla, sabırla ve umutla yeni dünyalar kurarız.