Gençlik çağını ilim için harcayan kimse yaşlılığında da ektiğini biçer. Yaptığı tasnif ve eserlerden zevk duyar. Kişi kendisini hedefe ulaştıracak öğrenme hazzının ve ulaştığı ilmî lezzetlerin yanında bedenî lezzetlerden kaybettiği hiçbir şeyi görmez. Kim bilir belki de ilim uğrunda yapılanlar, işin sonunda elde edilenlerden daha hoştur.
Kur'an-ı Kerim, tevhid esasına dayanır. İslâmiyet müsamahakâr ve gayet kolay bir dindir; kâinat hakkındaki yeni teorilere diğer dinlerden daha çok önem verir.
Kur'an-ı Kerim hiçbir zaman kâinatın yaratılışı hususunda tafsilata girmemiştir. Talimat ve mertebelerin ağırlık merkezi ve büyük hassasiyet gösterdiği nokta, ahlâkî ve ictimaî hayattır. Onun en büyük gayesi, iyi ile kötüyü, hayır ile şerri yekdiğerinden ayırmaktır.