Deniz, Yusuf ve Hüseyin davalarının yoluna adanmış, aynı ruhla birbirlerine bağlı erlerdi.
Darağacında asılı bir vaziyetteyken bile davaya susamış olan ruhlarını insanlığa hizmete sundular. Ölümdan bir an olsun korkmadılar. Yollarından emin ve inanmışlardı. Zaten yoluna inanmayana dava adamı denir miydi?
Bize düşen ise onların bu birbirine bağlı ruhlarını örnek alıp, hak olan davamıza adanmış bir ruhla bağlanmaktı.