Kalıtım, kendisine yüklenmiş olan ulaşılmışı koruma görevini her zaman tam anlamıyla kusursuz yerine getirmiş olsaydı, bu dünyada hayat hiçbir zaman bir "tarihe" sahip olamaz, ortalıkta çeşitli türler bulunmaz, bunun yerine, sonsuza kadar, geçmiş karanlık dönemin herhangi bir anında kendine benzer bir canlı varlığı oluşturabılme, kendisini "yeniden üretmeden ibaret bir hayat" yeteneğini bir kez kazanmış bir ilkel organizmanın sürekli ve tekdüze yinelemesi durumu söz konusu olurdu.
Bir birey ne kadar uzun yaşarsa yaşasın, eğer döl meydana getirmemişse, evrimsel açıdan hiçbir öneme sahip değildir. Bu nedenle üreme çağına varmamış ya da herhangi bir nedenle ürememiş bireylerin ölümü için "genetiksel ölüm" deyimi kullanılır.
"Adaleti bilmeyen Kral, buna razı olan tebaa, Tanrı bildiğine bu gözle bakanlar yüzünden adalet öte dünyaya bırakılıyor. Sonra inandıkları Tanrıları suçluyorlar. Hani Tanrı doğru idi, hani Tanrı doğru davranıyordu?"
Kelly M. Greenhill, stratejik göç mühendisliğini şöyle tanımlamaktadır:
"Stratejik göç mühendisliği tabiri, devletler ya da devlet dışı aktörler tarafından, belli bir bölgede yaşayan nüfusun güçlendirilmesi, zayıflatılması ya da muhtevasının değiştirilmesini sağlayan yollarla, askeri ve siyasi amaçlar dahilinde kasti şekilde yaratılmış iç ve dış göçleri ifade ediyor... Mühendislik eseri göçleri yaratan araçlar, tehditten askeri güç kullanımına, kazanç vaadinden finansal teşviklere, hatta normalde kapalı olan sınırların açılıp basitçe geçişin kolaylaştırılmasına uzanan geniş bir skalayı kapsıyor."