Ne yazık ki dünya, işledikleri kötülükler yüzünden aklını oynatırcasına vicdan azabı çeken Şekspiryen karakterlerle dolu bir yer değildir. Kendi muhasebesini doğru yapan mutlu ve özsaygılı kötü insanlar maalesef ki varlar.
Sayfa 355 - İstanbul Yayınevi 1.Baskı·Kitabı okudu
İnsanın hikâyesini natüralizmin tavsiye ettiği gibi Tanrısız ve dolayısıyla plansız bir şekilde okuduğumuzda objektif ahlâki değere, göreve, gayeye ve hatta anlama dair hiçbir şey gözükmemektedir. Olsa olsa gözükebilen tek şey; kendi temennilerini soyut değerler alemine atfeden fakat bunu yapmak için elinde hiçbir dayanağı olmayan, hasbelkader oluşmuş bir kaya parçasının üzerinde hasbelkader yaşamakta olan zeki bir hayvan türünün kendini önemli ve değerli hissetme çabasıdır. Ve bu zeki hayan türünün, sahiden objektif değere ve görevlere sahip olmasındansa, kendini kandırıyor olması daha olasıdır.
Sayfa 283 - İstanbul Yayınevi 1.Baskı·Kitabı okudu
Bilhassa son yüzyıllardaki bilimsel buluşlar, insanın evren içerisindeki fiziksel konumunun ve biyolojik yapısının aslında o kadar da özel olmadığını, insanın yalnızca kazalar zincirinin bir ürünü olduğunu, evrende bir gayenin/telos'un olmadığını göstermiştir. Eğer insan gerçekten de planı olan bir Tanrı'nın denetiminde değil de doğanın kör güçleri aracılığıyla kaza eseri oluştuysa, onun içsel bir değere sahip olduğunu iddia etmek daha çok bir temenni gibi duracaktır.
Sayfa 215 - İstanbul Yayınevi 1.Baskı·Kitabı okudu
Frank Wilczek'in de belirttiği gibi: "Öyleyse kadim 'Neden hiçbir şey değil de bir şey var?' sorusuna verilecek yanıt, 'hiçlik'in istikrarsız olmasıdır.