hayatta bize engel olan, görünmez korku mimarisidir. korku, bizi rahatlık bölgelerimizde tutar ve bu da açıkçası, aslında yaşayabileceğimiz en güvensiz yerdir. hayattaki en büyük risk; hiç risk almamaktır. ancak korktuğumuz şeyi her yaptığımızda, korkunun bizden çaldığı kudreti geri kazanırız çünkü diğer tarafında güçlü yönlerimiz ikamet eder. gelişim ve ilerlemenin rahatsızlığını göze aldığımız her seferinde, daha da özgürleşiriz. ne kadar çok korkuyu aşarsak, o kadar kuvvetleniriz. bu şekilde, hem korkusuz hem de güçlü hale geliriz ve böylece hayallerimizdeki gibi bir hayat yaşayabiliriz.
Bir cumartesi günü, öğleden sonra, Doktor Bolinches ile yapılan bir seminerin ardından, beni bugün olduğum noktaya getiren hayati kararların neler olduğunu sorguladım. En önemlilerinden bir tanesi şuydu: Bir daha asla hiç kimsenin ilgisini çekmeye çalışmamak. Eğer biri benden uzaklaşmak veya benimle arasına mesafe koymak istiyorsa, eskiden birlikte paylaştığımız hiçbir şeyi önemsemeden gitmesine izin veriyorum ve bana yeniden ilgi göstermesi için mücadele etmeye bir son veriyorum. Bu konuda araya bir karar daha sıkıştırmıştım: her zaman kibar olmayı bir kenara bırakmak. Bazen patavatsızlık etmek o kadar da büyütülecek bir şey değil, insan her daim kibar olamaz.