naz

Sonradan şu aklıma geldi. Mevlana var ya, şu koca Mevlana, çok inanmış bir ulu kişiydi. Hepimiz biliyoruz. Sağlam bir düşüncenin adamıydı. Düşüncenin değerini çok iyi biliyordu. Düşünce uğruna verilemeyecek hiçbir şey olamayacağını çok iyi biliyordu. Demiştim ki, yalnız düşüncenin değerini bilenlerdir ki, öteki düşüncelere saygı duyarlar. Mevlana da öyleydi, inanmış Mevlana diyordu ki, kim olursanız olun, gavur olun, şu olun, bu olun, gelin bana, diyordu. Kapım hepinize, bütün insanlara, hepinize açıktır, diyordu. İşte bu çağrı, onun düşüncesine inancından geliyordu. Düşüncesinin namusundan geliyordu. Düşüncenin kadrini bilmekten geliyordu. Düşünemeyenlerdir ki, düşünceye düşmandırlar, bütün felaket de burada başlıyor.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hep böyle olur. Hep, eller gider Mersine, biz gideriz tersine. Bence çektiğimiz biraz da bunun elinden. Neden bu huyumuzu değiştiremiyoruz bir türlü? Neyimiz eksik ki? Bir şeyler var, bizim bilmediğimiz bir şeyler var.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Geçenlerde kaydettiğim, ahlak düşkünlüğünden başka bir meziyeti olmayan Namık, Ordu Kumandanı tarafından verilen bir vazife ile İstanbul'a gönderiliyor ve kendisine Kumandan tarafından İstersen orada kal, gelme deniyor ve göğsüne İstanbul'a gideceği için bir de harb madalyası asılıyor!. Kıymet bilirlik değil mi? Bizde her şey bitmiş. Yalnız biraz güzel olmak, iki yüzlülük yapmak, istibdattan kalma alışkanlık olarak mâfevkler yani işleri ellerinde istedikleri gibi döndürenler karşısında sürünmek lazım. Yoksa başka çare yok.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Evvela, "görevi başında memleketi için yaralanan bizim gibi subay ve askerleri iyi etmek yalnız, yarasını kapatmak değil, hiçbir arıza bırakmayıp doğal haline döndürmek de sıhhiyecilerin vazifesidir. Binaenaleyh benim müracaatıma gerek kalmadan durumum gerektiriyorsa hastane baştabibi tarafından lüzumlu görülmesi yeterlidir" muhakemesini yürüterek müracaatta bulunmak istemedim.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Taburun pansuman yerine gelinceye kadar 1-1,5 kilometrelik bir bölgeyi şiddetli ateşler altında geçtik. Bizim ilk siper yaptığımız mevzinin gerisinde, sırtın arkasında bulunan sargı yerine geldim. 2. Tabur doktoru yaramı sardı. Kurşun içerde kalmış. Burada, Tabur Kumandanımın da yaralı olduğunu gördüm. 3. Bölük'ten Rüştü Efendi de yaralanmış. 2. Bölük'ten Abdullah şehit olmuş.
Sayfa 25·Kitabı okudu