Öncelikle yazarımızı ve çevirenimizi tebrik etmek istiyorum harika bir eser geride bırakmışlar. Bilim kurgu ile gerçeklik arasında sürekli gidiyoruz. Yazar abartı kurguyla gerçekleri yüzümüze yansıtıyor. Dünyamızda günlük yaşamda olan olaylara yeni bir bakış açısı kazandırmış. Normalde Ruthun gözünden yazılır ve haklı bulunan klasik hikayelere nazaran kathin gözünden okuyup empati yapıyoruz. Çaresiz ve kabullenmiş çocukların ellerinden bir çare gelmemesine rağmen çabalarını okuyoruz. Bir fanusta yaşayan bir balık gibi. Aynı kefene konmuşlar aynı koşullar , ona izin verildiği sürece varlar aslında yoklar. Peki öğretmenlerimiz yöneticilerimi bu senaryoda kötü insanlar mı? Onların da bir insan ve duyguları olduğunu bildikleri için gerçekleri söylemiyorlar. Galiba kitabın gerçeğe en yakın kısmı zincirin kırılamaz olduğunun gerçekçiliğiydi. Yaşamda zincir var ve bu zinciri kırmak çok zor ve daha çok can alıcıdır. O yüzden bütün klonlar gerçeği benimsemiş ve yeni bir macera aramıyordu. Yaşamın her kesiminde kullanılan harcanılan canlılar var, ne olursa olsun onların da bir ruhları ve hisleri var; bu kitap bize deneylerde kullanılan canlılarla empati yapmamızı sağlıyor. Her ne kadar akıcı olsa da belli bir kısma kadar taşlar yerine oturmuyor ve sorularınla kalıyorsun. Sonra taşlar yerine oturuyor ve geriye düşüncelerinle hüzünlerinle kalıyorsun. Herkese öneririm çok beğendiğim bir kitap oldu. İyi okumalar ..