Savaştan dönen bir askerin döndükten sonra hiçbir şeyi umduğu gibi bulamayışını okuyoruz. Bununla beraber çektiği sıkıntılar içsel sorunlar ve varoluş problemi beraberinde geliyor. İnsanın en değerli sahip olduğu şeyin canı iken canını ortaya koyan askerler; canını uğruna ortaya koyduğu meselenin (olayın) aslında ne olduğunu görse, canından vazgeçebilir mi? Eve dönme umuduyla dönüşünün ardından evi olmaması, sevdiklerinin hiçbirinin olmaması, buna rağmen bir insan nasıl yaşama umuduyla yaşayabilir? Öteki aslında varoluşsal insanın savunma mekanizması. Ölmeyi kafaya koymuş , varoluşunu sorgulayan bir insanın canının tatlı olduğunu hatırlatma cabası. Tanrı ise kendine yapılanları sorgulamasına sebep olan sesi. Madem vardın benim uğruna ölmeme sebep olan insanları nasıl bu kadar duygusuz yaptın? Madem vardın uğruna niye bir şeyin ölmek zorunda bıraktın bizi? Madem vardın neden benim canımı almak için çabaladın? Karakterimiz kendisinin acılarını kabullenmenin zorluğuyla mücadele ederken, çevresinin acılarının hiçbirinin acı olarak görmeyip kendilerini çok değerli sanmayla betimleniyor. Çok beğendim herkese tavsiye ediyorum.