İlayda Köroğlu

Puan vermedi·96 syf.··
2021 22. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 16:23
Yazarın anlam dünyasında gezindiğimi hissettiğim bir dizi öykü. Her başlıkta anlatılanlara dair istemsiz tahminlerde bulunup, öyküye daldıkça başlığın zihnimde yeni manâlar kazanması ve bitiş paragraflarının ardından arkama yaslanıp derin bir nefesi daha bırakmak odaya. Her gün şahit olduğumuz gün batımlarını başka dünyalara açılan farklı pencerelerden seyre dalmak için, keyifle okunur.
Edebiyat
Kaybolduğun Sularda YüzüyorumElif Sena Ergin · Ketebe Yayınları · 202133 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mitos ve logos
10/10
·115 syf.··
2020 70. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2020 23:26
Bugün bize “kutsal” gelen, binlerce yıl önce gerçekliğin ta kendisiymiş meğer. Tanrılar yanı başımızda ve bizimle iletişimdeyken, gittikçe onlardan uzaklaşmışız. Onları anlamaya çalışmaktansa, bizim için bir şeyler yapmaları için dualar eder olmuşuz. Çaresizliğimizi göz ardı ettikçe kendimizden uzaklaştırdığımız kutsallığın altına başka yollarla sığınmaya çalışmışız, meğer. Kitap mitolojinin ne olduğunu, insan için neye yaradığını ve geçmişten bugüne ona ne yaptığımızı anlatıyor. Mitoloji. İnsana neyi nasıl yapacağını söyleyemez, ancak o şey başına geldiğinde içine düştüğü karmaşık duygularla nasıl başa çıkabileceğini anlatabilir. Mitoloji, logosun yerini elbette tutamaz, fakat logos da insanın duygularına ve anlam arayışına yeterince karşılık bulamaz. Bu kitapla insanın dünyayı kavrayışı ve algılama biçiminin nasıl değiştiğini, dönüştüğünü görüyoruz. Büyük resmi anlamlandırmamızı sağlıyor Armstrong. Kutsal olanı nasıl dışsallaştırdığımızı, modernizmin yanılgısını, tarihin hangi dönemlerinin bu uçuruma temel hazırladığını adım adım ifade ediyor. Mümkün olan en kısa ve öz şekilde insanın bugün “inanç” adını verdiği sistemin aldığı yolu, dahası nasıl sistemleştiğini anlatıyor. Kişisel yorumum, gerçekten fazlasıyla ufuk açıcı, ilham verici bir kitap. Zihnimde birçok yeni kapı açıldığını ve dev salonlar inşa edildiğini söyleyebilirim. Ayrıca mitoloji dediğimiz şeyi asla küçümsememem gerektiğini de anladım. Hayatım boyunca cevabını arka planda da olsa aradığım bazı soruların yanıtlarını dahi bulduğum oldu bu kitapta. Bütüncül bir kavrayış sağlıyor. Dili akıcı ve anlaşılır. Bazı yerleri yeniden okumak daha üst bir anlam çıkarmayı sağlayabiliyor. Tekrar tekrar dönüp bakacağım kitaplardan biri olacak. Keyifli okumalar dilerim.
Felsefe
Mitlerin Kısa TarihiKaren Armstrong · Alfa Yayıncılık · 2014594 okunma
9/10
·264 syf.··
2020 60. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2020 08:55
Bir arayış yolculuğudur hippi. Rotaya güvenmek, hayatı varılacak değil geçilecek yerler olarak görmektir. Aslında hayattan o kadar da çok şey istemeye gerek olmadığını fark etmektir. Giyilen kıyafetler ve dinlenilen müziklerle, bir yaşam tarzına dönüşmüş ve modaya indirgenmiş olsa da dünyayı kısa bir süreliğine de olsa özgürlük rüzgârlarının döndürdüğünü biliyor olmak o ruhu biraz olsun tadabilmektir. Cinsellik, müzik, dans, seyahat, uyuşturucu olarak eyleme geçse de gerçekten anlamak isteyenler, ‘hippi’nin bundan fazlası olduğunu göreceklerdir. Kendi yolunu bulmaya, onca arayışın ardından da meselenin bulmak değil, yolun kendisi olmak olduğunu fark edenlere çok keyifli bir yol kitabı olacaktır. Yol kitabı dediğime bakmayın yolun her yerinde okunabilir, şayet kenarında, kıyısında, üzerinde, ucunda, başlangıcında veya sonunda. Yeter ki orada ve o anda güzel olanı görelim. Bütün yolculuğun amacı da güzelliği, özgürlüğü bulmak değil miydi? Güzellik özgürlüktür belki. Coelho’nun kendi hayatına en yakın anlatısı olan bu hikayenin bir kısmı İstanbul’da geçiyor. İstanbul’da buluyor belki de kendini Coelho. Yazarın dünyaca ünlü olmuş kitabı Simyacı’yı yazarken aklından geçen sokakların Avrupa’dan Anadolu’ya baktığı bilinmez. Ama yine de “Avrupa’da bir kahve içtikten yirmi dakika sonra Asya’da bir lokantaya girdiğini” birçok insana anlatmıştı belli ki. Anlaşılan o ki, var olan güzelliği görebildikçe özgürlüğe, özgürlüğün peşinden gittikçe güzellikleri görebilmeye başlıyoruz. Bu kitapta da biraz bunlar var işte. İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
HippiPaulo Coelho · Can Yayınları · 20183,506 okunma
Görme duyusunun tarihte ön plana çıkışı
Puan vermedi·115 syf.··
2020 58. kitabı
da Vinci’nin resim, müzik, şiir ve heykel gibi sanatları karşılaştırdığı yazılarından oluşan bu eser 15. yüzyıl Avrupa’sına hakim olmaya başlayan düşünceleri anlamayı kolaylaştıracaktır. Okurken yazıldığı dönemi göz önünde tutmakta fayda var. Şayet 21. yüzyıldan bakınca ‘yanlış’ diyerek kenarı atılabilecek argümanlar bulunmakta ancak mühim olan o argümanların doğruluğu veya yanlışlığı değil, bugünün dünyasına gelen yolu açmış olmasıdır. “Nasıl?” sorusuna güzel bir cevap niteliğinde. Aydınlanma çağına giden yolun taşlarını fark edeceksiniz bu sayfalarda. Kitapta resim ve görme duyusunun yüceltildiğine şahit oluyorsunuz. Her bölümde resme karşı abartılı övgüler düzülüyor. Biraz rahatsız edici gelebilir fakat dediğim gibi dönemi göz önüne almak önemli. Bunun üzerine de Berger’in Görme Biçimleri’ni okursanız müthiş gider bu arada benden söylemesi. İyi okumalar dilerim!
Edebiyat
Paragone - Sanatların KarşılaştırılmasıLeonardo da Vinci · Notos · 201583 okunma
Benlik Bir Hikayedir
10/10
·346 syf.··
2020 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 10:12
“Hayatın bir kitap olsaydı, devamının nasıl olmasını isterdin?” diye sorabileceğini söylüyor kitap. “Hikaye, her şeydir.” diyor. İnsan, doğuştan bir hikaye anlatıcısıdır. Benlik bir hikayedir ve bunu fark ettiğinde, onu sahiplendiğinde sen de kendi hikayeni yazabilirsin. Kitapta dünyaca ünlü onlarca hikaye anlatıcısının sırları anlatılıyor. Yalnızca başarılı olan değil, başarısızlıklarından ders çıkardığı için başarabilen onlarca insan bu kitap aracılığıyla okuyucuya ilham veriyor. Ben okurken her bölümde ayrı bir hayrete düşüyorum. Hayatın bu kadar içinde olan şeyi nasıl görmem? Hikaye anlatıcısının sırrı kendi hikayeni yeniden yorumlamakmış meğer. Anlıyorum. Ne istediğimi bulmaya çalışırken asıl sormam gereken sorunun “Ben ne istiyorum?” değil, “İçimi şenlendiren nedir?” sorusu olduğunu anlıyorum. Hatta belki de kitabın büyüsüne kapıldığımdan mı bilinmez, kendime bu soruyu sorduğumdan beri tutkularımı sessizce gömdüğüm yerden yeniden çıkarıyorum. Yazarın Ted Gibi Konuş kitabını da okumuştum ve bu kitabın hikayeler aracılığıyla insanın ruhuna hitap ettiğini söyleyebilirim. Kitap bir yana, anlatılanlar enfes. İster kişisel gelişim deyip önyargıyla yaklaşın, ister bir rehber olarak bakın. İnsan yine kendi seçiyor. Hikayesini kendi yazıyor. İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Hikaye Anlatıcısının SırrıCarmine Gallo · Aganta Kitap · 2017186 okunma