Modern çağımızın alametifarikalarından olan düzensiz ve dağınık kültür dünyası, sınırda kişiliğe damgasını vuran kişilerarası dalgalanmalara açıkça yansır. Sosyal değişimin günbegün ivme kazanması ve çocukların da uyum göstermesi beklenen ikircikli ve uyumsuz kaidelerin giderek yaygınlaşması mevcut kültürümüzün temel özelliklerindendir. Hızlı sanayileşme, göç, sosyal hareketlilik, teknoloji ve kitle iletişim araçlarının kümülatif etkisi sebebiyle geleneksel değer ve standartlarda sürekli erozyon yaşanmaktadır. Çocuklar basit, tutarlı uygulama ve inanışların yerine sürekli değişen tarzlarla ve kalıcı olup olmayacağı belli olmayan, kararsız, her daim sorgulanan normlarla karşı karşıya kalmaktadır.
Dar kapıdan girin. Çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. Bu kapıdan girenler çoktur. Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.
Ne mutlu ruhta yoksul olanlara!
Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.
Ne mutlu yaslı olanlara!
Çünkü onlar teselli edilecekler.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara!
Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.
Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara!
Çünkü onlar doyurulacaklar.
Ne mutlu merhametli olanlara!
Çünkü onlar merhamet bulacaklar.
Ne mutlu yüreği temiz olanlara!
Çünkü onlar Tanrı’yı görecekler.
Ne mutlu barışı sağlayanlara!
Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere!
Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.