İlayda

İlayda
@ilaydaky
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 47. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2020 01:51
Camus varoluşçuluk ve absürdizm izlerini gösteren en önemli yazarlardandır. Roman ve felsefe türünde dediğimiz bu kitap herkese hitap etmez, yazarın diğer kitapları gibi. E çoğu insan da felsefe türü kitapların kendisine hitap etmediğini söyler. Böyle insanlar "Yabancı" adlı eseri mi okumalıyım "Düşüş" adlı eseri mi diye sorsa bana, düşüş derim. Mekan Amsterdam'da liman yakınında Mexico-City isminde bir bardır. Kitabımızın kahramanı Jean-Baptiste Clamence. İsmi kitapta iki kez geçer. Kitap iki kişinin konuşmalarını içerir. Clamence'nin karşısındaki kişinin ne dediğini biz Clamence'nin konuşmalarından anlarız. Monolog gibidir, deneme gibidir. Clamence bize kafasında olan biteni anlatır. Clamence kendini çok sever. Bir gün geçmişini hatırlar ve başarıları başarısızlıklara dönüşür. (Spoiler?)Kendisini ne kadar yargılarsa başkasını da o derece yargılayabilir insan, Clamence kendini yargılar, başkasını yargılar ve o başkasının kendisini yargılamasını ister. Burjuvanın ahlak anlayışını da alaya alır. Yani kent yaşamında insanların davranışlarını gözlemler ve ahlak anlayışlarının saçmalığına değinir. Sanırım ben en çok bu kısmı sevdim. Özellikle kapıcının cenazesi ve kapıcının karsısı hakkında yazılan bölümü. Suçlunun masum hissetme arzusu hakkında olan bölümü. Anlatılmak istenilenler analiz edildiğinde yaşamımızın belirli noktalarına ayna tutarak perdenin arkasındaki gerçeğe ulaşmamızı sağlıyor. "A perde mi varmış?" yaa bak meğer varmış. Kitabı basit cümlelerle ve fazla da spoiler vermeden anlatmaya çalıştım. Dediklerimin bin kat fazlasını bulacaksınız kitapta. Felsefe kitapları meraklısına bulmaca gibidir zaten. Küçük bir ayna tutar sonra düşündürür, sorgulatır. Dipnot olarak kitabın ilk yayım yılının 1956 olduğunu öğrendim. Nobel edebiyat ödülü de Albert Camus'a 1957
Felsefe
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

İlayda

, bir kitap okudu
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
11 saatte okudu
·
2020 47. kitabı
Albert Camus
7.9/10 · 19,2bin okunma
Özgürlüğün bir ödül ya da şampanya ile kutlanan bir nişan olmadığını bilmiyordum. Ve de bir armağan, insana dudak zevki verecek bir kutu şeker olmadığını. Hayır, tersine, bir angarya o, yalnız başına, bitkin düşürücü bir mukavemet koşusu. Şampanya yok, insana şefkatle bakarak kadehini kaldıran dostlar yok. Üzgün, hırçın, bir salonda yalnız, bölmede, yargıçların karşısında yalnız, kendisi karşında ya da başkalarının yargısı karşısında karar vermekte yalnız. Her özgürlüğün ucunda bir yargı vardır; işte özgürlüğün son derece ağır bir yük olması bundandır, hele ateşiniz olduğu ya da sıkıntıda olduğunuz ya da kimseyi sevmediğiniz zamanlarda.
Sayfa 93 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Herkes, her ne pahasına olursa olsun, masum olmak dileğinde, hatta bunun için tüm insan soyunu ve Tanrı'yı suçlamak gerekse bile. Bir insanı zeki ya da yüce ruhlu kılan çabaları övmekle onun şöyle böyle sevindirirsiniz. Tersine, onun doğal yüce ruhlu olduğuna hayran olursanız, yüzü ışıldar. Buna karşılık, bir suçluya hatasının doğasından ya da karakterinden değil, talihsiz koşullarının ileri geldiğini söylerseniz, size derinden minnet duyar. Dahası, savunma sırasında ağlamak için bu anı seçer. Ne var ki, doğuştan dürüst ya da zeki olmakta bir meziyet yoktur. Nasıl ki doğuştan suçlu olmakla koşullar gereği suçlu olmak arasında sorumluluk bakımından fark yoktur kuşkusuz.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Felsefe