bir anne, bir kadın, hatta ernaux'a çok uzak gelen zamanlarda bir çocuk ve bir genç kız. işte bu kadının 'dünyada yer kapladığı' tüm zamanı bazen kendi anlattığı anılarla, çoğu zaman da yazarın hatırında kalanlarla okudum.
sade cümlelerin ardında da çok büyük anlamlar yatabilirmiş, annie ernaux bana bunu gösterdi bir kadın'ın her sayfasında. ilk okuyuşta oldukça basit ve yalın görünen çoğu cümle içimde öyle bir noktaya dokunup o kadar derinden gelen bir duygu hissettirdi ki, acaba bu cümledeki bu anlamı ben mi uyduruyorum diye düşündüm sıklıkla.
bir kadının ait görüldüğü sınıfı kabul edemeyişi ama oradan da tam anlamıyla ayrılamayışı, kızı için bunun aksini isterken onu kendinden uzaklaştırışı. çoğu kadın kendi hikayesine nadiren ya da sık sık benzer bir parçanın yüzüne çarptığını görecektir bu kitapta çünkü hepimiz hayatımızın tamamında bir annenin kızı ve -belki- bir kısmında da birinin annesi olacağız.
yazarın babasını anlattığı kitabı babamın yeri ile kıyaslayınca bir kadın'ı daha fazla beğendiğimi de söyleyebilirim. 2022 nobel ödülünü hak etmiş kitabı boş dolaplar ise ödüllü oluşunun yanı sıra yazarın sarsıcı dili için de okuyacağım bir kitap olacak.