“Ece aslında yalnız kendi için, oğlanlar beğeniyor sansa da sadece kendi için, imrenip alamadığı, yetişemediği birçok şeye duyduğu özlemi gidermek için, eksik kalan birçok şeyi, ne olduğunu bilemediği, kavrayamadığı, anlayamadığı, ama yine de eksikliğini duyduğu birçok şeyi unutmak için, kanmak için, kandırmak için kendini, şarkı söylerdi.”
"Kadınlar, erkekler, çantalı kadınların ellerini tutan çocuklar, iskele tahtasını aşıp Kadıköy vapuruna doldular. Çantalı kadının elini tutmayan çocuklar vapurda çiklet sattılar, gazoz sattılar, sandviç sattılar. Çantalı kadınların elini tutan çocuklar, tuttukları eli çekerek gazoz istediler, çiklet istediler, almayınca anaları, ağladılar. Gazoz satan, çiklet satan çocuklara imrendiler. Gazoz satanlar, çiklet satanlar imrenmediler, bir sonraki vapuru gözlediler, bir sonraki vapura yetiştiler."
"Her adımları bir şeyi değiştirdi. Görünmeyen bir şeyi. Ufak, ama bitmeyen değişim, karınca adımlarıyla da olsa ilerledi. Görmeyenleri, göremeyenleri şaşırttı bir gün. "