Benim ‘yaşama amacım’ bundan,bu sefil canlı hücrelerden tamamen ayrı. Yaşamımın bir niçini var, nasılına da tahammül gösterecek güce sahibim. On yıllık bir yaşam amaçlıyorum, bir misyonum var. Burada, kitaplara, neredeyse bitmiş, yalnızca yazılması kalmış kitaplara gebeyim. Bazen baş ağrılarımın, beynimdeki doğum sancılan olduğunu düşünüyorum.
Böyle bir durum, insanın günlerinin çoğunda işkence çekmesi, yalnızca birkaç gün kendini iyi hissetmesi, acıyla harcanan bir yaşam; ümitsizlik tohumlarının filizlenmesi, yaşama amacına karamsar bakılması için elverişli bir ortam gibi görünüyor