İyi hayat nedir? Hume’un Kant gibi buyrukları hiç olmadı. Çalışmalar yaptı, yazdı ama ayrıca bilardo oynadı ve misafirlerinin günler sonra bile konuştuğu kelle çorbaları pişirdi.
corpusdergi.com/2025/instagramd...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bilgisayar bölümünde birçok zeki Japon fırlamasıyla karşılaştım, her birinin kafası Palaistralı genç Atinalılar gibi çalışıyordu. Kazanmaları gereken bir savaş vardı. Tarih kitapları büyük ihtimal Salamis ya da Agincourt muharebeleri yerine, devreleri bağlamakla uğraşan bu çocukları yazacaktı, ancak bu sefer hasımlarını öldürerek değil zeka ile devre dışı bırakanlar o sahnede yerlerini alacaklardı: en azından hepsi John Kennedy gibi göz alıcı giyiniyorlardı.
Adak olarak sunulmuş bir kaplumbağa gibi köşesinde debelenen Bay Akao -Milliyetçi Japon Partisi-'yu, her gün komünist komplolara karşı bağıra çağıra vaaz verirken görüyordu. Bir keresinde bu kareden bahsetmişti: Orada dikilip aşırı sağ sembollerin ve bayrakların ortalıkta dalgalanmasını ve megafonlardan Tokyo'nun azımsanmayacak bir kısmına yayın yapması korkutucuydu-ve bunu gayet iyi yapıyordu. Sanırım kendi heykelini de demin sözü geçen köpek dostumuz Hachiko gibi diktirecekti, elbette savaş sırasında bulunduğu kehanetleri ateşli bir halde sıralarken ki haliyle. 60'lar da Narita civarlarındaydı.
Ortalık; havalanı inşaatına karşı savaşan köylüler, ve onları kınayan Bay Akao'nun karşılıkları atışmalarına sahne oluyor, olayın arkasında Moskova'nın kesin bir parmağı olduğu düşünülüyordu.
youtu.be/wTlfKUfPqcM?si=...