10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 178. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 05:22
Horace Walpole imzalı Otranto Şatosu, gotik edebiyatın ilk romanı olarak yüzyıllardır popülerliğini hiç yitirmedi. 15.yuzyil Ortacag Avrupasinin karanlik, gothik, urkutucu ortaminda gecen eser de , konusu itibarıyla son derece melodramatik bir eser. Geçmişin izleri modern dünyaya doğru ilerliyor. Yeni neslin hayatlarını etkileyen yüzlerce yıllık lanetler, uzun zaman önce işlenmiş günahlar için aranan adalet, ilk günahkârın mirasçılarını kovalıyor, intikam için dönen hayaletler insanlara musallat oluyor. Konu: __________ Roman, hayali bir Orta Çağ İtalyan şatosunda geçer. Otranto’nun tiran prensi Manfred, oğlunun gizemli bir şekilde ölmesi üzerine soyunun devamı için korkunç kararlar alır. Ancak şatoda doğaüstü olaylar başlar: dev miğferler gökten düşer, portreler canlanır, duvarlar arasında yankılanan sesler kaderin birer işaretine dönüşür. Manfred’in hırsı, soylu soyların çöküşüyle birleşir — tıpkı bir lanet gibi. Tema: _______ Wallace’ın Otranto Şatosu’yla yarattığı bu tema, daha sonra yazılan gotik hikâyelerde günümüze kadar varlığını sürdürmeye devam ederken, Otranto Şatosu diliyle özgünlüğünü korumaya da devam ediyor. Kader ve lanet: Roman, ataların işlediği günahların kuşaktan kuşağa nasıl aktığını anlatır. Güç ve yozlaşma: Manfred’in hırsı, insanın Tanrı’ya karşı gelme çabasını simgeler. Doğaüstü ve akıl: Gotik romanın özü burada belirir — doğaüstü korku ile rasyonel açıklamanın çelişkisi. Soy ve kimlik: Sahte soyluluk, miras, kan bağı… Bunlar hem dramatik hem alegorik biçimde işlenir 3. Ana İleti: ______________ “İnsanın trajedisi, gücün Tanrı’nın değil, kendisinin elinde olduğuna inanmasıdır.” Walpole, burada sadece bir korku hikayesi değil, güç saplantısının ahlaki sonuçlarını anlatır. Manfred’in yıkımı, insanın haddini aşmasının bedelidir. Bu
Kitab İncelemeleri
Otranto ŞatosuHorace Walpole · Kum Saati Yayınları · 20122,619 okunma
10/10
·493 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 21:34
Selamlar herkese.İleti ilk defa yazıyorum daha doğrusu yazmaya çalışıyorum her neyse.Seriyi bitirdim, oldukca güzeldi.İki kitabı daha yeni çıktı Kaldoras ve We three heroes(onları da okumayı düşünüyorum)diğer 5 kitabın devamı gibi aslında genel olarak 5 kitab.Mükemmel ötesiydi keşke hiç bitmeseydi ama yapacak bir şey yok.Okudukça büyülendim olayları kendim yaşamış gibi.Bence benim fikrimce pek çok şey anlatan seri ve filmi çıkarsa Harry Potter den sonra ikinci sırada olur diye düşünüyorum.Ve kitabın diğer serilerini de bana gönderen arkadaşa da teşekkür ederim.
VardaesiaLynette Noni · Artemis Yayınları · 2024184 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·330 syf.··
2025 14. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 22:46
Resimli mesimli orijinal hali: dusuncedokuma.substack.com/p/mezopotamya-u... 319 - Bu kitabın içerdiği üç oyun metnini neden Mezopotamya Üçlemesi biçiminde bir araya getirdiklerine çok anlam veremedim açıkçası. Mekanın “Mezopotamya” olması dışında neredeyse hiçbir ortak noktası olmayan üç farklı oyun okudum zira. Oyun metinleri öyle sürekli karşımıza çıkan veya sürekli arayıp bulup okuduğumuz metinler olmuyor. Sanırım bundan önce okuduğum son oyun Harry Potter ve Lanetli Çocuk idi. Eh, pek benzer öyküler sayılmaz Mungan’ın anlattıklarıyla. Kendisi hakkında (internette bulunan bilgiler üzerinden) bu kadar fikir sahibi olup da hiçbir eseriyle haşır neşir olmadığım Murathan Mungan’ı okumaya başlamam otuzlu yaşlarıma tekabül etti. Hep kendi kendime okumaya bir yerden başlamak gerektiğini söylüyordum. Buradan başladım. Kronolojik olarak en baştan. Üçlemenin ilk kitabı Mahmud ile Yezida, Mahmud isimli Müslüman genç oğlanla Ezidi kızı Yezida’nın imkansız aşkını anlatıyor, daha önce bilmem kaç yüz bin farklı yerde bahsi geçtiği ve sahnelendiği üzere. Ne klişe ama! Değil mi? 80’de yazıldığını düşününce belki de klişe değil de klişeler için bir öncüdür, kim bilir? Hikayenin “imkansız” ve “aşk” taraflarına methiyeler dizmeyeceğim, zira eminim ki sahnede o duyguyu izleyene aktarmak daha etkili oluyordur. Ben daha çok Mungan’ın (bir nevi memleket toprağına dair) gözlemlerine ve yöre insanı hakkındaki, yaşantılar ve düşünceler ve olaylar karşısında verilen tepkiler hakkındaki tespitlerine dikkatimi kaydırdım okurken. Bu oyun aynı zamanda sürekli ezilen ve kültürel zorbalığa maruz bırakılan Ezidilerin öyküsü, hatta bir nevi yakarışı. Öyle ki Ezidiler ve Yezida kendilerinden “Ezidi” diye bahsederken Müslümanlar onları hakir görmek, aşağılamak için
Mezopotamya ÜçlemesiMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2014274 okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 104. kitabı
YARININ KIYISINDA Herkese Selamlarrr... Bugün sizlere #düşserisi nin ikinci kitabi ile geldim. Tabi okuyunca ben neden bende birinci kitap da yok dedim. Ehh bu biraz beni üzdü ama birbirinden bağımsız okunuyor olması da tabi ki güzel. Serinin devamı da olacakmış bu güzel haberi de aldık. #dünetekyön olacakmış ve bu kitapta olan İklim ve Çağın'dan da kesitler olacakmış daha ne olsun. İklimya Matilda Mir & Çağın Alkan Dinçer İklimya Yunanistan'dan Türkiye'ye hayalleri için gelmiş bir genç kızdır. Ailesi hep ablasının başarıları ile övünüyor olsa da o da bir şeyler başarıp yazdığı şiirler ile de adından söz ettirir. Türk Dili ve Edebiyatı okumaktadır. 3 yıldır Türkiye'de olan İklimya ilk iki yıl gayet güzel giden eğitim süreci seçildiği bir proje ile alt üst olur. Çünkü hiç de yasamamasi gerek bir durum yaşayıp travması oluşmuştur. Artık ailesi ya düzelmesini ya da geri gelmesi gerektiğini söylediği zaman kendisine bir özel hoca tutup vizelere kadar sıkı vır çalışma yapmaktır. Ama ne kadar iyi olursa olsun adı problemmatik olarak isim yapar. Ve yazdığı maillerden olumsuz yanıtlar alır. Ta ki ileti kutusuna Çağın Alkan Dinçer mesajı düşüne kadar... Çağın Alkan Dinçer o doçenttir. Akademik kariyeri ve öğrenciler tarafından sevilen biri olması ile bilinir. Kendine şehir dışında dostları ile kurduğu bir hayatı vardır. Yıllar önce aslında projesine katmak istediği ama başka bir meslektaşı tarafından alınan öğrencisinin mailini görür. Hemen dönüş yapıp bu use gönüllü olur. Ama bilmediği şeyler vardır. Ve bu kızın ona güvenip, açılmasını ister. Üstelik ilk gördüğü günden beri ona doğru çekildiğinin de farkındadır.
Yarının KıyısındaMishelov · Guardian · 2025301 okunma
10/10
·252 syf.·
2025 6. kitabı
•Bi 4,5 yıldır bu platformdayım bir sürü kitap okudum, yüzlerce alıntı ve ileti paylaştım ama daha önce hiçbir kitabın incelemesini yapmadım ki söze de nasıl ve nereden başlayacağımı açıkçası tam kestiremiyorum. Ama bir yerden de başlamak lazım ki devamı da gelsin öyle değil mi:) Bir hatam olduysa şimdiden affola… •Ahmet Sırrı Özbek’in Söyle Zilan eserini bu platformda bulunan bir arkadaşın önerisi ile okumaya başladım. Ne diyeceğimi bilemiyorum açıkçası sadece içim çok buruk ve kahroldum. Kitabı okumaya başladığım duygular ile bitirdiğim andaki duygular bambaşka idi. Her bir sayfası kahır, hüzün, ihanet, umut, özlem… yeri geldi içimdeki burukluk, isyan kaybolup umuda bağlandı yeri geldi insanlığımdan, insan denen varlıktan utandım. Bir kültüre, yaşam tarzına, diline ve coğrafya yapısına saygı duymak ve bunları kabul etmek bu kadar zor olmamalı. İnsanlık dışı olayların bile bir ölçüsü bir sınırı olabileceği varsayılırken bu olan vahşetlerin, zulümlerin ne bir sınırı ne bir ölçüsü vardı. •Doğuştan edinilen dil,din,ırk,mezhep ve yaşam tarzları…bunlar ister Kürt olsun ister Türk ister Laz ister Çerkez olsun sevmiyorsanız bile kültürüne, örfüne, adetine, yaşam biçimine saygı duymak zorundasınız. Bu bir mecburluk değil zorunluluktur..! •Kitabı okuyun, okutturun körelen zihniyetlerin aydınlığa, vahşileşen ve katılaşan vicdanların bir an önce merhamet ile dolması umudu ile… kitapla olmanız, sağlıcakla kalmanız dileğiye. • A. Sırrı Özbek Söyle Zilan
1000Kitap
Söyle ZilanA. Sırrı Özbek · İletişim Yayınevi · 201944 okunma
"Bir planının iki kısmı olmalı...
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2024 68. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 02:18
... her iki şekilde de lehinize sonuçlandığından emin olmalısınız." Önemsiz bir alıntı gibi gözükebilir ama kitabı o kadar iyi özetliyor ki, okuduğum en iyi gerilim/gizem/polisiye kitaplarindandi. Bu tarz sevenler bayılırrrr. Pişman olmayacağınızı garanti edebilirim. OZELLİKE Holly Jackson kalemini sevenler bayılır. Bir kez daha muhtesemligini kanıtladı benim için. ~flashback~ Kitabın baş karakteri Red, aksam saati polis şefi olan annesinden gelen telefonu açar. Annesi ona bir şey anlatmaya çalışır ama dün tartışma yaşadıkları için ona sinirli olan Red, annesi lafını tamamlayamadan "senden nefret ediyorum" diyerek telefonu suratına kapatır. Ve 10 dakika sonra annesi terk edilmiş bir yerde ölü olarak bulunur... Red'in hayatı 2017 yılında kafasının arkasından 2 kez vurularak öldürülmüş annesinden sonra düzelmeyecek şekilde ve asla eskisi gibi olmaz. -spoiler olabilir- 17 yıllık hayati boyunca hep kendini suçlayan, o telefonu açmadı diye öldüğünü sandığı annesi aslında hiç beklemediği kişiler tarafından, onun da ölümü pahasına öldürülmüştür. -spoiler bitti- ... İçinde Red'in de olduğu 6 arkadaş bahar tatili için karavanla yola çıkıyorlar gece yarısı yolda giderken karavan ıssız bir yerde bozuluyor ve yalnızca 5 kişi hayatta kalıyor. Ama olayların hiçbiri asla göründüğü gibi değil ölen kişi karavanda ölmüyor, karavandan çıktıktan sonra ölüyor ama o olay da karavanla alakalı. (Ödenmemiş bedel olarak dusunebilirsiniz.) Bu karavan herkesin karanlık sırlarını döküp, birbiriyle olan hatta kendileriyle olan ilişkilerini bile asla aynı olmayacak hale getiriyor. Özellikle son 150 sayfa çok sürükleyici geçiyor. Spoiler olduğunu düşünmüyorum ama ölen kişi (neffffreettttt ettiğim karakter) için hiç üzülmedim hatta sevindim hak yerini buldu. Kitap o kadar akıcıydı ki nefret ettiğim
Aranızdan BiriHolly Jackson · Epsilon Yayınları · 2024569 okunma