İdil Eylül Ünsal

İdil Eylül Ünsal
@ileyllns
İstanbul SBÜ Tıp Fakültesi
İstanbul, Kadıköy
Nevşehir, 11 Mart
328 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Ne hakkın olacak, Ne, bir şeyciğin. Sen, Amerikaların, Terk edilmiş oğlu, Sen ey yoksulluk kadehi: Aşağı Peru’da, Patagonya’da, Şehirlerde ve Nikaragua’da, Korumak için toprağını, Ve ufacık evini, mısırlarıyla; Ne yargıç var sana, Ne kanun.
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir tabak: Püskürme ateş, Korkular, yıkıntılar, Deli sularla; Bir tabak: Kırık ışıklardan, Ezik başlardan; Bir tabak, bir kara tabak, Al bankacı bu senin, Almeria’nın kanından. Her sabah, Her karamsar sabahında. Ömrünüzün; Masanızda göreceksiniz, Onu: Dumanı üstünde ve korlu. Bir yana itivereceksiniz, Nazik ellerinizle: Yüzünü görmemek için, Bir daha sindirmemek için. Ekmek ve üzümler arasında, Bir yana koyacaksınız onu; Ve bu, Ses seda vermez tabak: Her sabah, her sabah, Yerinde olacak. Al albay, al albay karısı, Bu size: Bir mahfel şenliğinde,
Şiir
Ve bir urba, Sayılmaz yapraklardan; Dineldi karşılarına. Gördü saldırgan: Yer gövdesinin, Halk olduğunu; Köklerin fışkırdığını topraktan. Bildi ki saldırgan: Vakit tamamdır, Ölümün ve hayatın vakti, Tamam!
Edebiyat
Fırıl fırıl bora, Kopolikan, Sırlı kökünde büyüdü, Ak gürgenin! Vakterişip yönetince halkı Düşman silahlarına karşı; Ha dedi yürüdü ağaç, Vatanın katı ağacı!
Şiir
İNSANLA TOPRAK BİR OLDULAR
Öylecene beklediler, Merhametsiz yalnızlığın koynunda! Kırmızı ağaçtı biri, bakardı; Maden parçasıydı biri, dinlerdi; Biri kasırgaydı, Dönerdi burgu burgu; Patikanın donundaydı, Biri! Kardan gemim, sert yaprağım, Sen böyle doğdun vatanım! İnsanın topraktan, Sancak istediği anda; Toprak, taş, yağmur, hava, Çığlık, kök, yaprak, koku, Bir urba gibi sardığı anda Oğulu; Onu sevdiği, koruduğu anda, Doğdun! Kavgadan önce, böyle doğdu: Vatanın birlik ve çoğunluğu,
Şiir