en çok gece, geceleyin:
Kıyamet gibi yıldızlardır, Dolmuşlar hepten ırmağa;
Bir kurdele gibiler,
Fakir fukara dolu evlerin Pencerelerindeki...
Bir ölen var,
Onların evlerinde;
Bürolarda, hastanelerde belki, Belki asansör ve madenlerde,
İşlerinden oldular.
Onulur şey değil yaraları,
Yaratıklar,
Acı çekiyorlar.
Her yanda dert yanış,
Her yanda,
Vay şuymuş vay bu;
Pencereler,
Gözyaşıyla dolu;
Aşınmış eşikler,
Gözyaşından;
Yüklükler ıslak,
Bir dalga gibi
Halıları dişlemeye gelen
Gözyaşından,
Oysaki yıldızlardır akar
Uçsuz bucaksız bir nehirde.
Federico,
Dünyayı görüyorsun.
Yolları görüyorsun,
Sirkeyi görüyorsun;
Birkaç ayrılıştan,
Taşlardan, raylardan gayrı,