Bütün yaşamını sırf istemediği bir ödül uğruna yaşamış olmanın nasıl bir şey olduğunu ona nasıl kabul ettirebilirdi. Hayır, bunu kendine saklamalıydı. Bu, gençlere anlatılabilecek şeylerden değildi.
İçsel boşluğun keşfindeki ve deneyimleyicinin kim olduğunun saptanmasındaki en büyük engel, kendinizi deneyime fazla kaptırmanız ve onun içinde kaybolmanızdır. Bu, bilincinizin de kendi rüyası içinde kaybolması anlamına gelir. Kendinizi her düşünceye, her duyguya ve her deneyime öylesine kaptırırsınız ki, bir rüya alemine geçmiş gibi olursunuz. İnsanlığın binlerce yıldır içinde bulunduğu durum aslında tam da budur.
“Mutluluk en azın, en yumuşağın, en hafifin, bir kertenkelenin sürünürken çıkardığı hışırtının, bir soluğun, bir bakışın içindedir… En büyük mutluluğun özü en azda yatıyor. Bunu yaşamak için dingin olun,”
Demiştiniz ki, hayat uzun, hastalar daha uzun süre tedaviye gidip gelecekler. Bir doktordan bir şeyler öğrenirler, bunu akıllarında tutarlar ve ilerde bir zaman gelir daha fazlasını almaya hazır olurlar. Ve o anda sizin oynadığınız rol, onun o anda hazır olabileceği kadardı.