Başka biri olarak tanıyor olsaydım kendimi yine gördüğüm en ilginç insan olduğumu söylerdim
Tekrar paylaşımlar akışa düşmüyor. Sanırım birinin neyi tekrar paylaştığını görmek için profiline girip özellikle bakmak gerekiyor. İlginç bir durum. Yoksa oturup insanların profilimize girip neyi tekrar paylaştığımızı merak etmelerini bekleyeceğiz.Yani bu özelliğin bir anlamı kalmadı bence... 1000Kitap
Reklam
Duygulara tercüman
Herkes kendini iyi insan sanıyor efenim. Otobüste oturma hakkı onundur. Bankamatikte sıra önce ona gelmelidir. Bir kura çekilecekse ismi çıkmalıdır. Neden? Çünkü o iyi insandır. İyi insanların başına güzel şeyler gelmesi gerektiğine inanır. İşin ilginci, kimse kendini hikâyenin kötüsü olarak yazmaz. (Kendi hikâyesinin ana karakteri olma baskısı) Toplumsal dayanışma içinde yaşaması gerekirken bireyselliği bencilliğe dönüştüren insan bile kendini kötü biri olarak görmez. En düşüncesiz insanın cebinde mutlaka bir “ama niyetim kötü değildi” kartı bulunur. Ya da “ben iyi biriyim” diye her şeyin en iyisini hak ettiğini vurgular. Bazı vicdanlar da pek ilginç çalışıyor. Canını yaktığı insanın acısını görmez, kendi huzuru kaçınca uyanır belki. Biz buna geç kalmış vicdan diyoruz. Karmaya inanırım efenim. Ama bazı insanların dosyası gereğinden fazla bekleyinc içimdeki Lilith tarafı pek sabredemiyor. Sinsilik fark ettiğim yerde Karma’yı beklemem küçük bir müdahalede bulunurum. Boş veremiyorum maalesef
1000Kitap
Düşünce Trafiğinde Bir Yaya (Absürt Deneme)
İnsanlar neden “koltuk altı” demiş de “kol altı” dememiş, onu düşünürken aklıma şu geldi: Kolun ne ara oturacak kadar statü kazandığını kimse açıklamıyor. Şimdi burada aniden “imdat” diye bağırsam, yardım etmek isteyenle video çekmek isteyen arasında ilginç bir yarış başlar mı acaba? İnsanlar başkaları hakkında nasıl bu kadar emin konuşabiliyor? Ben kendimden bile bazı günler emin olamıyorum. Birine “yanlış düşünüyorsun” desem, o da bana aynı şeyi dese, ortada iki yanlış mı olur yoksa iki farklı doğru mu? Acaba kulağımdaki tıkaçları fark eden oldu mu? Yoksa insanlar beni çok iyi bir dinleyici sanıp içlerinden takdir mi etti? Tebessüm ederek etrafa bakarken, içimde yüz sekiz sekme açık olduğunu anlayan biri var mıydı? Buradan koşarak uzaklaşsam peşimden gelen olur mu, yoksa herkes benim spor hayatına aniden dönüş yaptığımı mı düşünür? Yüzümden okunmayan düşünce sistemimi çalıştırırsam ortamın işlemcisi kaldırır mı? “Ben aslında burada yokum, bedenimi kısa süreliğine park ettim.” desem, otopark ücreti çıkar mı? Maruz kaldığım bu sesli ama sessiz titreşimleri hangi çöp konteynerine atacağımı düşünürken aklıma geldi; acaba zihinsel geri dönüşüm kutusu neden hâlâ icat edilmedi? Bazı insanlar beni dinlerken gerçekten beni mi dinliyor, yoksa konuşma sırasının kendilerine gelmesini mi bekliyor? Bankta otururken bankın benden daha huzurlu görünmesi normal mi? Bir insanın “çok rahatım” derken ayağını saniyede on iki kez sallaması bilimsel olarak nasıl açıklanıyor? Telefonuma bakmadan oturunca insanlar beni derin düşünceli mi sanıyor, yoksa şarjımın bittiğini mi? Bazen öyle sorular geliyor ki aklıma, cevaplarını bilsem bile inanmazdım.A.ka
1000Kitap
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
Kabo Verde'nin kalecisi, İspanya karşısında büyük bir çıkış yaptı! Kabo Verde'nin 40 yaşındaki kalecisi Vozinha, İspanya ile oynanan maçta sergilediği performansla dikkatleri üzerine çekti. Maçtan sadece birkaç saat sonra 5.8 milyon takipçiye ulaştı. 7 kurtarış yaparak kalesini gole kapatmayı başardı ve maçın en iyi oyuncusu seçildi. İlginç bir şekilde, maç öncesi yalnızca 46 bin takipçisi vardı. Kabo Verde, FIFA sıralamasında 64. sırada yer alırken, İspanya 2. sırada bulunuyor. Bu Dünya Kupası, adalar için tarihlerinde ilk kez bir şans.
Reklam
Reklam