5/10
·272 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:10
Kitaba başlamadan yazarla başlayıp sonra kitap hakkındaki görüşlerimi yazacağım. Kazuo İshiguro sevdiğim bir yazar değil. Onun öksüzlüğümüz kitabını zorla bitirdiğimi söyleyebilirim. O günden sonra da bir daha hiçbir kitabını okumamaya kararlıydım. Distopik eser ararken karşıma çıktı bu kitap bir şans vereyim dedim ve okudum. Kitabımız Kathy karakterinin anlatımı üzerinden ilerliyor. Anı defteri gibi ama değil. Yurtta kalan çocuklar var ve bu çocuklar o yurtta bir amaç üzerine yetişiyorlar. Yaşları gelince önce bakıcı sonra bağışçı oluyorlar. Kitap beni ilk sayfalarda cezbetse de ortada sinirden küplere bindirdi. Son kırk sayfa da olmasa daha çok eleştirirdim herhalde. Olaylar inanılmaz stabil ilerlediği halde sonunda neden bağışçı bunlar bunu öğrenebiliyorsunuz ama o bile tam açıklanmamış yüzeysel. Bazı gerçekler korkunç gelmesine karşın distopya eserden çok kurgu olduğunu düşündürdü. İçinde bir olay, aksiyon, başkaldırı arıyorsanız yok. Sadece teması ilginç. (Spoiler vermemek adına açıklamıyorum) Japon bir yazarın eserlerini İngiltere de İngilizler üzerine yazması durumu beni irrite ediyor. Bu kadar güzel bir kurguya bu denli basit günlük yaşam dedikodusu yakışmamış. Yine şaşırtmadın beni İshiguro. Keyifli okumalar…
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma
7/10
·192 syf.··
2026 17. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:38
Kitabı oldukça sevdim. Benden 1 yaş küçük kız kardeşim olduğundan ana karakteri kendime benzetmekten alıkoyamadım. Kitaptaki olaylar silsilesinin nereye gideceğini pek kestiremedim ama bu bilinmezlik kitabı daha da sürükleyici kıldı. Kitabın dili oldukça sadeydi, bu durum bir anda değişen durumları daha da beklenmedik hale getirdi. Kitap daha da uzatılabilirdi belki. Ana karakterin yetişkin halinin geçmişini anlattığı hissi var ve kitabın sonunda geleceğinden bahsedeceğini ya da kız kardeşinin şehre geleceğini düşünmüştüm. Çoğu kısım bize bırakılmış, sonda teyzesinin yeni hayatını gözler önüne serip "ama benim kız kardeşim var" mesajı ile kitap bitiriliyor. İlginç bir kurguydu. Karakterler çok iyi işlendiğinden iyi ya da kötü yok. Herkesin kendi akışında yaptığı seçimlere hak verdim ve hepsinin farklılıkları, ortamı tamamen gerçek hayattan hissettiriyor. Vincenzo, hızlı bir gidişi oldu, şaşırttı. Kendime geriye dönüp baktığımda bir not bırakmak istedim.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,241 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·32 syf.··
2026 30. kitabı
Annemin Çantası kitabının konusu, bir çocuğun annesinin çantasına duyduğu merak etrafında şekillenir. Çocuk, annesinin çantasında neler olduğunu hayal eder ve çantadan çıkan eşyaların ne işe yaradığını keşfetmeye çalışır. Hikâye boyunca annenin çantasında bulunan sıradan nesneler, çocuğun hayal gücü sayesinde eğlenceli ve ilginç anlamlar kazanır. Bayılıyorum çocuk kitaplarına, hikayelerine…Sıra okuduğum bu hikayeyi çocuklarıma İngilizceye çevirerek anlatmakta, Keyifli okumalar
Annemin ÇantasıSara Şahinkanat · Yapı Kredi Yayınları · 2014581 okunma
Puan vermedi·325 syf.·
2026 560. kitabı
Spoiler içerir! Algernon'a Çiçekler son dönemde okuduğum en güzel kitaplardan olmasının yanında aynı zamanda en ilginç kitaplardan da bir tanesi. Bu tarz kitaplar çok fazla okumadığım için belki de bana ilginç geliyordur. Bilimle insani duyguların iç içe geçtiği çok dikkat çekici bir eser. Charlie; zeka seviyesi çok düşük, bir fırında düşük bir ücret karşılığı çalışarak hayatını idame ettirirken, bir deney faresi olan Algernon'a yapılan ve zekasının artmasını sağlayan bir ameliyatın kendisine de yapılmasıyla değişen hayatı çarpıcı bir şekilde anlatılmaktadır. Aslında sadece sevilmek ve kabul görmek isteyen Charlie'nin yaşamı bir çok konuda biz okurlara da hayatı sorgulattırıyor. Özellikle düşük bir zekaya sahip olup, bir çok şeyin farkında olmadan mutlu yaşamak mı yoksa çok yüksek bir zeka ile mutsuz ve yalnız yaşamak mı kıyaslaması, sanırım kitabı okuyan bir çok okur tarafından yapılacaktır.
İnceleme
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
9/10
·136 syf.··
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:15
Candide, Voltaire’in en ünlü eserlerinden biridir. Romanın başkahramanı Candide, bir baronun şatosunda büyür ve hocası Pangloss’un öğretileriyle yetişir. Pangloss’a göre “Bu dünya mümkün olan dünyaların en iyisidir” ve yaşanan her şey sonunda bir iyiliğe hizmet eder. Candide de bu düşünceye inanarak hayata umutla bakar. Ancak baronun kızı Cunégonde’a âşık olmasıyla şatodan kovulur ve kendisini hiç beklemediği olayların içinde bulur. Şatodan ayrıldıktan sonra savaşlar, depremler, salgınlar, idamlar ve ihanetlerle dolu uzun bir yolculuğa çıkar. Sevdiği kadına yeniden kavuşmaya çalışırken Avrupa’yı ve Güney Amerika’yı dolaşır; kölelerle, din adamlarıyla, soylularla ve hatta krallarla karşılaşır. Yolculuğun en ilginç duraklarından biri, altının neredeyse değersiz kabul edildiği Eldorado ülkesidir. Candide’in yaşadığı tüm bu sıra dışı maceralar, Pangloss’un öğrettiği iyimserlik anlayışını sürekli sınarken, roman da okura bu kısacık sayfasına rağmen dev bir hikaye sunar. Kitap, İstanbul’da rastladığı bir bahçıvanın hayat görüşünden etkilenmesiyle biter. Bahçıvan tüm bu yolculukta rastlamadığı bir görüştedir. Yaşayışta sadelik, iç huzurda ihtişam… Bahçıvanla sohbetinden sonra orada kalırlar ve bir hayat mottosuyla; ‘Bahçemizi yetişmemiz lazım.’ •Bahçeni yetiştir
Candide ya da İyimserlikVoltaire · İş Bankası Kültür Yayınları · 20257,1bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma