Kolomb ilkin o dönemin zengini Osmanlı padişahından istiyor, gemiyi, parayı. Bizimkiler dünyanın yuvarlaklığı ve ilerde Amerika adı verilecek bir anakaranın varlığıyla pek ilgilenmiyorlar. Ya da kendilerini dolandırmaya gelmiş bir kefere olarak görüyorlar Kristof'u. O da İspanyollara başvuruyor. İspanyollar bastırıyor parayı ve keşfediliyor Amerika ve bu yüzden ispanyolca konuşuluyor Amerika'nın büyük bir bölümünde. Düşünebiliyor musunuz, Osmanlı bastırsa parayı, verse gemileri, Kristof Ali Reis olarak gönderseler adamı donanmanın başında, bugün Amerika türk! En çok konuşulan dil türkçe, bütün dünya Yaşar Kemal okuyor Gabriel Garcia Marquez yerine! Tekila yerine rakı yaygın Güney Amerika'da... Los Machucambos ya da Los Paraguayos yerine, Kandıralı Kardeşler'le coşuyor, göbek atıyor tüm dünya...
Benim ingilizcem, İbrahim Tatlıses'in türkçesinden iyi. İbrahim Tatlıses türkçe konuşuyor ama biliyor denilemez ki! Bildiği sınırlı sorumlu sözcükleri cümle içinde kullanıyor. Kimi cümleler fiilsiz, kimisi öznesiz, kiminde tümleçe ne gerek? Benim ingilizcem de öyle işte:
Yes itiz, diz iz e bok!
Uzun, ıssız yollarda kenara çekmiş lastik değiştiren bir sürücü
gibi, durup bir kenarda kalbimi değiştireceğim ben de
eğilip ayakkabımın çözülen bağlarını bile bağlayacağım
daha hızlı gitmek, daha hızlı koşmak için bu hayattan ileri