Ben inanma arzusuyla cezalandırılmışım fakat nasıl inanacağım kime inanacağım inandığımı kaç defa kaybedip kaç kez yeniden bulacağım esas soru budur Şevket senin kafan rahat senin böyle dertlerin yok yaşamak senin üstüne saldırmıyor ben kendi varlığımı her gün sırtımda ziftten bir haç gibi gittiğim her yere taşıyorum ben her şeyi bir tür ağırlık gibi yaşıyorum ben birini ya da bir şeyi ancak devasa bir yük gibi anlıyorum bir kalksam ayağa bir dikilsem bir doğrulsam bir kendime gelsem kendim denen şey neresidir onu bir bilsem işte o zaman ben de muhakkak ki dik durup dünyaya doğru esneyeceğim genişleyeceğim hafifleyeceğim.
Herkese cevap vermek istiyordu. Doğru zamanda veremediği tüm cevapları toplayıp üstlerine yığmak istiyordu, biraz da onlar düşünsün, biraz da onların uykuları kaçsın istiyordu. O an tutulup kaldığı için gediğine koyamadığı bütün lafları gereken yerlere yerleştirmek, usturupluca iade edemediği ifadelerden mürekkep bütün anların intikamını almak istiyordu.
Bağımlısı olduğun maddeyi bıraktığında da yoksunluk krizleri yaşarsın. Soğuk soğuk terlemeler, kabus dolu uykusuz geceler vesaire. Fakat her şey bittiğinde, sağlığına kavuştuğunda anlarsın ki bütün o sıkıntılar arınmanın kendisidir.