Kalbimizin 40 derece ateşe kaç gün dayanabileceğini,böbreğimizin günün birinde taş yapıp yapmayacağını nasıl bilemezsek, söylenmemesi gereken bir hakikati veya bize zorla söylettirilmek istenen bir yalanı söylememek için ne kadar tazyike tahammül edebileceğimizi de ölçemeyiz.
Her şey aydınlık, her şey rahattır. Yalnız hepsinin yüzünde garip bir can sıkıntısı ifadesi vardır. Elle tutulamayacak kadar ince, asla yırtılmayacak kadsr sağlam bir ağ halinde onları saran bir can sıkıntısı, biraz dikkat edince, kahkalarda boş bir çınlama,gözlerde soğuk bir alakasızlık halinde kendini gösterir. Söyleyen de,dinleyen de o anda başka bir şeu düşünüyor gibidir,halbuki hiçbir şey düşünmezler. Ama bundan şikayetçi değildirler;hatta canları sıkıldığının bile farkında değildirler. Boş da olsa gülerler ve hallerinden memnun olmasalar da, hayatlarında bir değişiklik istemezler.
Her biri bir fakir çocuğun liseyi bitirinceye kadar okumasına yetecek masraflarla yetiştirilen bodur çamlar, caddeye gölge vermese bile güzellik veriyor.