Allah en iyisini bilir. Rasûlullah’ın (s.a.v) "İlim öğrenmek herkese farzdır." sözünün gerçek manası, bana göre şudur:
“İslam dininin üzerine bina edildiği beş temel şeyi (şehadet, namaz, oruç, zekat, hacc) bilmek herkese farzdır. Çünkü, müslümanlara bunların dışında (bu derece önemle) farz kılınan başka farzlar yoktur. Sonra bir amel ancak, onunla ilgili ilmi bilmekle sahih olur. Demek ki, amelin evveli, onu bilmektir. Bu durumda, farz olan her amelin ilmini bilmek de farzdır. Her müslümana bu beş şeyin farz olması gibi başka amel farz olmayınca, bu beş şeyin ilmini öğrenmek de herkese farz olmuştur. Çünkü, bu farzın gerektirdiği bir farzdır. Tevhid ilmi de bu farza girmektedir. Çünkü onların başında: “Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet” gelmektedir."
(Bkz. Yorum)
Sayfa 14 - Semerkand Yayıncılık, 3. Baskı, Eylül 2004 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
“Kalblerin ilmini bilmek, ona gelen düşünce çeşitlerini ve tafsilatını tanımak farzdır. Çünkü düşünceler kula, Allah-u Teala’dan gelip onu bir ilim ve hayra davet eden elçiler veya nefisle şeytandan kaynaklanan vesveselerdir. Bu durumda kul, Rabbinden gelenleri uygulamaya koyarak Allah-u Teala’ya icabet eder. O düşüncelerin bir kısmı, kul için bir imtihan ve şer olanları defetme konusunda nefsin mücahedesini tespit için bir imtihan olmaktadır. Bir de şu var ki düşünce, her amelin başlangıcı olan niyetin ilk oluşum safhasıdır. Fiiller niyetlerden ortaya çıkar ve niyetin kuvvet ve sıhhat derecesine göre fiillerin sonucu katlanarak kulun amel defterine kaydedilir. Bu durumda kul, melekten gelen ilhamla şeytandan gelen vesveseleri, ruhtan gelenle nefisten kaynaklanan düşünceleri, yakîn ilmi ile aklın te’sirlerini birbirinden ayırıp tanımak durumunda ve zorundadır. Çünkü, ancak bu şekilde onlara gerekli olan hükümleri bilebilir.”
Sayfa 10-11, Semerkand Yayıncılık, 3. Baskı, Eylül 2004 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Eski Kürt Edebiyatı hakkında hiç bir şey bilmememiz gerçekten çok üzücüdür. Şüphesiz bu da Kürt tarihçi ve ilim adamlarının ihmallerinin bir sonucudur. Öyle ki hadise ve olaylarla dolu olan milli yaşantılarında önemli bir yer tutan bu yönü çok ihmal ettiler ve neredeyse tamamen unuttular. Bu çirkin ihmal ve affedilemeyecek günahla beraber, araştırmacılar için çok açık olan bir şey var ki o da Kürt şair ve edebiyatçılarının bir çoğunun Kürt dilinin dışında başka dillerde bir çok önemli edebi eser bırakmış olmalarıdır.
Ben hikmet eviyim; Ali de onun kapısı...
Ben ilim bekçisiyim; Ali de onun kapısı...
İlim isteyen kapıya gelsin...
Ali'ye nazar etmek ibadettir.
Ali'nin benimle alâkası, bedenimle başım arasındaki ilgi gibidir…