“Bir genç Rasûlullah Efendimiz’e geldi ve:
«–Yâ Rasûlallah! Zina için bana izin verir misiniz?» dedi.
Oradakiler hemen gencin üzerine yürüdüler ve azarlayarak «Sus, sus!» dediler.
Efendimiz (s.a.v):
«–Yaklaş!» buyurdu. Genç, Allah Rasûlü’nün yanına varıp oturdu.
Rasûlullah (s.a.v) ona:
«–Böyle bir şeyi annen için ister misin?» diye sordu. Genç:
«–Allah beni senin yoluna kurban etsin, hayır, vallâhi istemem yâ Rasûlallah!» dedi.
Allah Rasûlü (s.a.v):
«–Diğer insanlar da anneleri için böyle bir şeyi istemezler» buyurdu.
Daha sonra Rasûlullah (s.a.v), aynı soruyu kızı, kız kardeşi, halası, teyzesi için de sordu. Genç hepsine:
«–Allah beni senin yoluna kurban etsin, hayır, vallâhi istemem yâ Rasûlallah!» cevabını verdi.
Rasûlullah (s.a.v) her defasında “diğer insanların da yakınları için böyle bir şeyi istemeyeceklerini” hatırlattı. Konuşmanın sonunda mübârek elini gencin üzerine koydu ve:
Râsûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;
“Ey diliyle iman edip, kalbine iman girmemiş olan kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayın ve onların gizli hâllerini araştırmayın. Çünkü her kim onların gizli hâllerini araştırırsa Allah da onun gizli hâlini araştırır. Allah kimin gizli hâlini araştırırsa onu evinde (gizlice yaptıklarını ortaya çıkararak) bile rezil eder.”
(Ebû Dâvûd, Edeb, 35)
Râsûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;
“Haksız yere (öldürmesini meşru ve haklı kılacak bir neden olmaksızın) bir serçe veya daha büyük bir kuşu öldüren insana Yüce Allah mutlaka (bunun hesabını) sorar. ”
(Nesâî, Sayd, 34.)
İmam Şafiî (rahimehullah) şöyle buyurmuştur;
"Vallahi ben sana öğüt veriyorum. Bilmiş ol ki; insanların hepsini memnun edip, dedikodularından kurtulmak imkânsızdır. Onun için insanları düşünme, kendine bak, hakkında hayırlı olan şeyleri yap."
"Her insanın hem dostu, hem de düşmanı vardır. Hal böyle olunca, sen de dost ve düşmanı bırak, Allahu Teâlâ ya kulluk edenler arasında bulun."