Bir tip çözümlemesi... Tabiat ananın özene bezene yarattığı samimi, doğal tipler değil de bunun tam karşıtı olan laboratuvar imbiğinden geçmiş, yapay tiplerin yeraltı dünyası...
Tabiat insanı ahmak olmasına ahmaktır. Ama normal insanın ahmak olması gerekmediği ne malum.. Nihayetinde duygu düşünce açısından laboratuvar insanı ne kadar üstün gelse de tabiat insanı karşısında her durumda acizdir. Üstelik bunun nedeni de fikir insanı olması ve bununla beraber her durumda kendini suçlu bulmasıdır.
Laboratuvar insanı kendini bilinçli olarak 40 yıl yeraltına hapseder. Tabiat ananın eseri ise hayatla yakından bağlıdır. Yapay, düşünce adamı canlılıkla, hayatla bağlarını neredeyse koparmış; kendini okumaya, hayal etmeye, düşünmeye kaptırmıştır. Fakat o da insan olduğu için - nadiren olsa da - topluma karışma isteği duyar. Bunun sonucu olan maceraları da kendi yeraltı dünyasında tekrar tekrar yaşanacak, belki kısmen belki bütünüyle yeniden tasavvur edilecek, utanç kaynağı halini alarak zihnin kendini cezalandırma aracı olacaklardır.
"Yeraltı" adı verilen ilk bölümde kahramanımızın duygu ve düşünce dünyası ele alınırken "notlar" adlı ikinci kısımda ise bu anlatılmak istenen tip somulaştırılarak kanlı canlı bi şekilde karşımıza konulur.