Kırgın—
O zamandır.
Ne zamandır?
Ve nice haldir.
Bakmaz,
Görmemek için.
Kapatır.
S-onsuz,
Ne zamandır.
Ve gider — böyle
Ama devamsız.
İki ayrı uç
—başlar yeniden.
Ama yeniden,
Ve yeniden.
Yeni değil ama yine de yeniden.
Ki olmaz,
Ne yeni ne de yeniden.
Ve geçmez.
Geçti sanılır.
Ama hem kırgın
Hem s-onsuz.
Aşamam sandım.
Gidemem sandım.
Yüksek tepelerin ardında ikiye ayrıldı yolum.
Birini seçsem var olacak olan dünyaların sonsuz ihtimallerinde düşüp yuvarlanacağım.
Yolun hatrı neyse de
Ah o ihtimaller silsilesi.
Halbuki isterdim bilmek,
Hangisinin sonu bir yere varıyor.
O zaman seçmezdim onu.
Sevmem çünkü,
Sonu bir yere çıkan yolları.
Bir deniz kenarı, yemyeşil orman, uçurumun kenarında manzara.
Sonsuza kadar mutlu yaşadılar...
Sahi, neden öyle biter masallar?
Neden olacak?
Umut hep orda kalsın diye.
Ama ben istemem.
İstemem…
İstemem, A noktasından B noktasına varıp yolu bitirmek.
Onlar yığınlar içindir, birikir.
Ah o yığınlar, en kötü rehberler.
Ve ben istemem
İnanmam da,
Sonsuza kadar mutsuz yaşarlar çünkü.
Yol biter, emek biter ve aşk da terk eder.
Ama ben severim hiç bitmeyeni,
Hep yolda olmayı,
Sonsuz çabalamayı.
Mutlu olduğum anlarda bile,