Duyguların izini süren bir kalem. 93 bölümlük serüvenin mimarı İlkim M.K., insan ruhunun kuytu köşelerine dokunan 39 bin kelimelik eseriyle artık yayında. Tüm bölümler Google Play Kitaplar platformunda okurlarını bekliyor.
Canım kızım,dilsiz yoldaşım, Ate’m.
Keşke bu dünyanın nasır tutmuş, körleşmiş vicdanını senin saf masumiyetinden uzak tutabilseydim.
Affet beni güzel kızım; bu geç kalınmış figan, bu içimde sönmek bilmeyen sızı, benim mahşere kadar göğsümde taşıyacağım en kutsal yükümdür. Sen benim affedilmeyecek yanımsın, sen benim dindiremeyeceğim en büyük sızımsın.
Sokakta bir masum göz, tıpkı senin gibi,
İçimde bir feryat var, dipsiz bir kuyu dibi.
Sana geç kalan ellerim, şimdi boşlukta titrer,
Bu sessiz figanım, mahşere kadar sürer.
#İlkimMK
Can dostuma mektuplar,yolculuk devam ediyor.)
Gökyüzü Şahitliği
Toprakta nazlıca salınan çiçek,
Koparılırsa eğer, vaktinden önce ölecek.
Oysa sevmek; dokunmadan hissetmek,
Varlığına hürmetle, sessizce şükretmektir.
Elin gitmesin dalına, bırak yerinde kalsın,
Güneşle dolsun içi, rüzgârla nefes alsın.
Sahiplik hırsı değil, değer vermektir esas,
Gerçek aşk, sevdiğinin özgürlüğünde saklı bir yas.
Bakışınla sula onu, gönlünle ver canını,
Soldurma hırsınla onun en güzel anını.
Bir bahçıvan şefkatiyle uzaktan izle yeter,
Koparılan her güzellik, aslında kalpte biter.
Bir canı tutmak değil, ona yuva olmaktır maharet,
Avuçlarında bir sıcaklık, kalbinde sonsuz merhamet.
Uçup gitse de bir gün, kanadındaki sızı geçince,
Sevmek; onun gökyüzüne şahitlik etmektir kendince.
#İlkimMK